Bayram İkramiyesi: Kaynak mı Yok, Öncelik mi?
“Kaynak yok” deniliyor.
Peki o zaman soralım: Emeklinin bayram ikramiyesi neden hâlâ 4.000 TL?
Bayram ikramiyesi ilk verildiğinde yıl 2018’di. 1.000 TL sembolik de olsa bir nefes olmuştu. Aradan geçen yıllarda enflasyon katlandı, hayat pahalılığı gündelik yaşamın ana başlığı haline geldi. Bugün 4.000 TL’nin alım gücü, o günkü 1.000 TL’nin dahi gerisinde. Buna rağmen rakam yerinde sayıyor.
Burada mesele teknik bir hesap değil. Çünkü bayram ikramiyesinin artırılması için gereken yasal düzenlemenin adresi belli: Türkiye Büyük Millet Meclisi. Ancak Meclis’in adım atması siyasi iradeye bağlı. Ekonomi yönetimi adına bütçe disiplini ve enflasyonla mücadele vurgusu yapan Hazine ve Maliye Bakanlığı ise yeni harcama kalemlerine mesafeli duruyor.
Elbette bütçe sınırsız değil. Devlet gelir–gider dengesi gözetmek zorunda. Ancak bütçe aynı zamanda bir öncelikler belgesidir. Hangi kaleme ne kadar pay ayrıldığı, iktidarın toplumsal tercihlerini gösterir. Eğer farklı alanlarda kaynak bulunabiliyor ama emekliye gelince “imkân yok” deniliyorsa, burada teknik bir zorunluluktan çok politik bir tercih vardır.
Üstelik emekliler sabit gelirli. Enflasyon karşısında kendini koruma şansı olmayan bir kesimden söz ediyoruz. Bayram ikramiyesi lüks bir talep değil; en azından bayramı biraz olsun huzurla geçirebilme beklentisidir. 4.000 TL bugün birkaç temel market alışverişini zor karşılıyorsa, bu rakamın güncellenmemesi doğal olarak sorgulanacaktır.
Siyaset, öncelikler sanatıdır. Mali disiplin mi ağır basacak, sosyal koruma mı? Kısa vadeli bütçe dengesi mi gözetilecek, yoksa uzun vadeli toplumsal huzur mu?
Sonuçta mesele şu soruda düğümleniyor:
Gerçekten kaynak mı yok, yoksa emekli öncelikler listesinde daha aşağıda mı?










