Lütfi Bayraktar, AKP Sakarya Milletvekili ve Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı...
Kamuoyu tanınırlık özellikleri ise taşıdığı unvanlar üzerinden değil.
Birçok kez sarf ettiği sözler kamuoyunu meşgul etti.
Siyaset ve entelektüel dünyamızın yozlaştığına, çölleştiğine dair örnekler sergiliyor.
Siyaset
Nerede ise her sözü olay kıvamında.
Üstlendiği milletvekili sorumluluğu ile şehre kattığı değer ya da bu anlamda dile getirdiği bir eksiklik var mı, inanız ben bilmiyorum…
Dedim ya her sözü olay.
“Milletvekili maaşı yetmiyor” çıkışı ile tanışıklığımız başladı.
O dönem bir kısım yaygın medyanın da gündeminde yer almıştı.
Asgari ücretin yirmi sekiz bin lira olduğu, emekli maaşının yirmi bin lira olduğu bir ülkede AKP milletvekilinin dertlendiği mevzuya bakın.
Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan yurttaş sayısı;
Türkiye’de yaklaşık 11,2 milyon kişi asgari ücretle çalışmaktadır. Bu rakamla Türkiye, Avrupa genelinde asgari ücretle çalışan oranın en yüksek olduğu ülke konumunda.
Yoksulluk sınır ise, çalışan asgari ücretli ve emekli yurttaş sayısı ile tarif etmek mümkün. Yaklaşık 17 milyon emekli olduğu düşünülürse tablonun nerede olduğunu görürüz.
Bir de bunu üzerine işsizlik sayısını eklerseniz, genel durum ortaya çıkar.
TÜİK verilerine göre işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti.
Birkaç rakamsal değer ne durumda olduğumuzu sergiliyor. Ülke nüfusunun önemli büyük bir oranı açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi vermekte, hal bu iken “Vekil maaşı yetmiyor” diye hayıflanmak…
Bayraktar’ın bir başka önemli çıkışı oldu;
“Ak Parti olmasa ekmek bulamazdınız, vatanınız olmazdı”
Asgari ücret, emekli maaşı ve işsizlik oranları, ekmek bulunamadığını tarif etmeye yetiyor, esasen sözün bu tarafı doğru.
Ekmek bulunamadığı kısmı anlaşıldı, vatansızlık kısmını ben de anlamadım.
Binlerce yıllık devlet olma geleneği ve bağımsızlığımızı bilmiyor olması affedilir gibi değil. Tarih bilincinden yoksulluğun ifade biçimi olsa gerek…
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Bu sözler aklınızdan çıkmasın ve rehberiniz olsun.
Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ile aynı zamanda yeryüzündeki mazlum milletlere de bağımsızlık ilham kaynağı olmuştur.
“Ak parti sadece oydan ve seçimden ibaret değil. Ak parti hareketinin, öteki dünya ve imtihan için de bir vesile olduğunu düşünüyorum”
Bu sözleri sanırım yorumlamaya gerek yok, AKP’ye oy vermeyenlerin vay haline demek istemiş.
Biz düşünelim akıbetimiz ne olacak!!!
“Fındık üreticisi şımartılmayı beklemesin” diye veciz ifadeleri var.
Sözlerin muhatabı fındık üreticisi, Fiskobirlik başkanlığı makamı ile de söylemiş oluyor.
Gelelim son açıklamaya; Karasu’da bayramlaşma esnasında emekli maaşı ile vekil, belediye başkanı, bakan maaşlarının doğrudan kıyaslanmaması gerektiğini savunarak, “önce koyacaksın sonra alacaksın” ve “sadece emekli maaşına kalmak zor”
Emeklilik üzerinde bulunduğu değerlendirmeler neresinden bakarsanız bakın, ülke gerçekliği ile ilgili değil.
Gerçeklikten oldukça uzak.
Emekli maaşı açlık sınırının çok altında ve yaşam mücadelesi verilirken, milletvekili maaşının yetmediğinden şikâyet ve emeklilere “yatırım yapmadınız” türünden yaklaşım sergilemek ya gerçeği bilmemek ya da gerçeği saptırma çabası ile izah edilir.
Emeklilerin içinde bulunduğu açmazı küçümsemek, yok saymak…
Var olan gerçekliği örtme çabası ya da yaranma çabası nelere mal oluyor…










