CHP Karasu ilçe yöneticisi Kemal Serdaroğlu’nun yaptığı açıklama, son günlerde Karasu siyasetinde en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Serdaroğlu, Karasu’da gerçekleşen bir cenaze töreninde Ecevit Keleş’in uzattığı eli sıkmadığı gerekçesiyle hakkında Sakarya İl Başkanlığı tarafından yeniden kesin ihraç talebiyle disiplin süreci başlatıldığını ifade ediliyor.
Elbette olayın tüm yönleri kamuoyu tarafından net olarak bilinmiyor. Kimin ne söylediği, olayın nasıl geliştiği ya da iddiaların ne kadarının doğru olduğu konusunda farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak siyasette bazen küçük gibi görünen olayların bile büyük tartışmalara yol açabildiği de bir gerçek.
Fakat burada akıllara gelen bir başka soru daha var: Siyasette ölçü herkese aynı mı uygulanıyor?
Hafızam beni yanıltmıyorsa, bugünün mevcut CHP Sakarya İl Başkanı olan Oğuz Can Curoğlu da yıllar önce Hendek’te yapılan bir toplantıda dönemin CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile el sıkışmamıştı. O günlerde bu olayın ardından Özkoç’un Curoğlu hakkında herhangi bir disiplin süreci başlatmadığı da biliniyor.
Eğer durum gerçekten böyleyse, bugün yaşanan tartışmanın doğal olarak kamuoyunda “çifte standart mı uygulanıyor?” sorusunu gündeme getirmesi kaçınılmazdır.
Siyasi partilerde fikir ayrılıkları, hatta zaman zaman kişisel kırgınlıklar yaşanabilir. Ancak siyaset aynı zamanda olgunluk, hoşgörü ve büyük resmi görebilme sanatıdır. Her tartışmayı disiplin sopasıyla çözmeye çalışmak ise parti içi sorunları çözmek yerine daha da büyütebilir.
Kaldı ki bir cenaze töreni gibi toplumsal hassasiyetin yüksek olduğu bir ortamda yaşanan bir olayın böylesine ağır bir disiplin sürecine konu edilmesi de ayrıca tartışılmaya açık bir durumdur.
Bugün Karasu’da konuşulan bu tartışma belki parti içi bir mesele gibi görülebilir. Ancak siyaset kapalı kapılar ardında yapılmıyor. Yaşanan her tartışma, er ya da geç kamuoyunun önüne geliyor ve seçmenin hafızasına not düşüyor.
Siyasette bazen büyük krizler değil, küçük gibi görünen davranışlar büyük izler bırakır. Bazen bir söz, bazen bir tavır… bazen de sadece sıkılmayan bir el.
Ama asıl mesele o el değil. Asıl mesele, o ele gösterilen tavrın herkese aynı şekilde uygulanıp uygulanmadığıdır.










