Serdivan’da Cumhuriyet Halk Partisi ilçe örgütünde yaşananlar artık perde arkasında konuşulacak bir mesele olmaktan çıkmış, açık bir siyasi krize dönüşmüştür.
Sorun neymiş: İlçe yöneticisi Mert Yılmaz katıldığı Saraçhane mitinginde bozkurt işareti yapmış. Diğer bir ilçe yöneticisi Yavuz Kırımlı ise bu paylaşımı yeniden kendi hesabı üzerinden alıntılamış.
Vah vah. İktidara yürüyen CHP'de gercekten büyük sorun.
CHP Sakarya'da son günlerde tüm enerjimizi ihraçlar ve tasfiyeler üzerine kuruyoruz..
Şimdi de ya bu kişileri sen görevden al, yada bizi senin düşürüz..
İlçe Başkanı Nalan Yedekçi ile yönetim kurulu üyeleri arasında yaşanan gerilim, Mert Yılmaz ve Yavuz Kırımlı’nın görevden alması konusu farklı bir boyuta taşınmıştır.
Ortaya konulan yaklaşım nettir:
“Çoğunluğu sağlarız, başkanı düşürürüz.”
Peki gerçekten öyle mi?
CHP tüzüğü ortadadır. İlçe yönetim kurulu üyeleri, kendi içlerinde çoğunluğu sağladıkları için bir ilçe başkanını doğrudan görevden alamaz. Buna rağmen bu yönde bir siyasi zemin oluşturulmaya çalışılması, en hafif tabirle örgüt iradesini zorlamak anlamına gelir.
Burada asıl mesele isimler değil, yöntemdir.
Sayın Nalan Yedekçi ile siyasi bir anlaşmazlık yaşanabilir. Yönetim kurulu içinde fikir ayrılıkları olabilir. Ancak bu durum, parti hukukunu zorlayarak çözülmeye çalışıldığında, mesele kişisel bir çekişmeden çıkar, örgütsel bir meşruiyet krizine dönüşür.
Şu sorular artık yüksek sesle sorulmalıdır:
İlçe başkanı Nalan Yedekçi’ye karşı olan yöneticiler gerçekten örgütün çıkarı için mi hareket ediyor?
Yoksa Serdivan’da yeni bir güç dengesi mi kurulmak isteniyor?
Bu süreçte İl başkanı Oğuzcan Curoğlu nasıl bir tutum alacak? Sessiz mi kalacak, yoksa örgüt disiplinini mi koruyacak?
Çünkü unutulmamalıdır ki, ilçe örgütlerinde yaşanan bu tür krizler sadece yerelde kalmaz. İl yönetimini, hatta genel merkezi ilgilendiren bir noktaya taşınır.
Serdivan küçük bir ilçe değildir.
Burada yaşanan her siyasi kırılma, Sakarya genelinde yankı bulur.
Bugün perde arkasında yürütülen hesaplar, yarın açık bir bölünmeye dönüşürse bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?
Siyaset, sabır işidir. Süreç işidir. En önemlisi de meşruiyet işidir.
Eğer bir değişim isteniyorsa, bunun yolu bellidir:
Kongre. Sandık. Delege iradesi.
Bunun dışındaki her yol, kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede örgütü yıpratır.
Serdivan’da CHP ya kurallarla yönetilen bir siyasi örgüt olacak, ya da güç mücadelelerinin yıprattığı bir yapı haline gelecek.
Bu tercih artık isimlerin değil, tüm örgütün sorumluluğundadır.
Son söz:
Çoğunluk güçtür ama meşruiyet süreçten doğar. Süreç yoksa, çoğunluk tek başına yeterli değildir.










