Siyasette bazen alınan kararlar vardır; amacı disiplin sağlamak değil, mesaj vermektir. CHP'de dokuz milletvekilinin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi de tam olarak böyle bir görüntü veriyor.
Parti yönetimi bu kararı "temiz siyaset" gerekçesiyle savunuyor. Peki kamuoyu sormaz mı? Temiz siyaset denilen şey, yıllardır partinin en ön saflarında mücadele etmiş isimleri bir kalemde silmek midir? Yoksa parti içinde farklı düşünenleri susturmanın yeni adı mı olmuştur?
Listede yer alan isimlere bakıyoruz. Parti tabanında karşılığı olan, örgütlerde ağırlığı bulunan, yıllardır CHP adına siyaset yapan milletvekilleri. Eğer bir partide eleştirenler, sorgulayanlar ve farklı düşünenler birer birer disiplin sopasıyla karşı karşıya kalıyorsa ortada demokrasi değil, tek seslilik arayışı vardır.
Daha düne kadar "özgürlük", "çoğulculuk", "demokratik siyaset" söylemleriyle iktidarı eleştirenlerin bugün kendi partilerinde eleştiriye tahammül gösterememesi büyük bir çelişkidir. Siyaset, alkışlayanlardan oluşan bir koro değildir. Gerçek demokrasi, farklı görüşlerin aynı çatı altında yaşayabilmesidir.
Parti yönetiminin aldığı bu karar sadece dokuz milletvekilini ilgilendirmiyor. Asıl tartışılan konu CHP'nin geleceğidir. Parti, fikirlerin yarıştığı bir siyasi hareket mi olacak, yoksa merkezden gelen talimatların sorgusuz kabul edildiği kapalı bir yapı mı?
Bugün yaşananlar birçok CHP seçmenine şu soruyu sorduruyor:
"Parti içinde muhalefet etmek suç mu oldu?"
Eğer cevap evetse, o zaman ortada ciddi bir demokrasi sorunu vardır.
Siyasette güç sahibi olmak kolaydır. Zor olan, o gücü adaletle kullanabilmektir. Tüzükler ve yönetmelikler kişilere göre uygulanmaya başladığında kurumsal yapı zarar görür. Çünkü kuralların amacı, yönetenleri de bağlamaktır.
CHP yönetimi önümüzdeki günlerde vereceği kararlarla yalnızca dokuz milletvekilinin kaderini belirlemeyecek. Aynı zamanda parti içi demokrasiye bakışını da ortaya koyacak.
Unutulmamalıdır ki siyasette en büyük hata, eleştireni düşman görmektir. Çünkü farklı sesleri susturanlar kısa vadede kazanmış gibi görünse de uzun vadede kaybeden her zaman demokrasi olur.










