Sakarya’da zaman zaman bir araya geldiğimiz CHP’li dostlarla yaptığımız sohbetlerde ortak bir kaygı öne çıkıyor: Parti tabanında kırgınlıklar ve küskünlükler giderek artıyor. Oysa bugün en çok ihtiyaç duyulan şey, tartışmalar değil; birlik ve ortak hedef etrafında buluşmaktır.
Sakarya’da siyaset dengeleri herkesin bildiği gibi kolay değişen bir tablo değil. Uzun yıllardır şehirde güçlü olan AK Parti karşısında muhalefetin başarılı olabilmesi için sadece eleştiri yetmez; güçlü bir örgüt yapısı ve ortak hareket iradesi gerekir. Ne yazık ki son dönemde yaşanan delege seçimleri ve sonrasında gelişen olaylar, parti içinde bazı kırılmalara yol açmış görünüyor.
Oysa rakamlar aslında umut verici bir gerçeği de ortaya koyuyor. Geçtiğimiz seçimde CHP, yalnızca 9200 oy farkla ikinci milletvekilini çıkarma fırsatını kaçırdı. Bu, doğru bir çalışma ve güçlü bir birliktelik sağlandığında Sakarya’da ikinci milletvekilinin hiç de uzak bir hedef olmadığını gösteriyor.
Ancak bugün konuşulan kaygı tam tersidir. Parti içindeki kırgınlıkların sandığa yansıyabileceği, bazı seçmenlerin tepki olarak sandığa gitmeyebileceği ya da farklı tercihlerde bulunabileceği endişesi dile getiriliyor. Böyle bir tablo oluşursa, bırakın ikinci milletvekilini, mevcut milletvekilliğinin bile riske girebileceğini söyleyenler var.
Siyasette rekabet doğaldır. Delege seçimleri de örgüt içi demokrasinin bir parçasıdır. Fakat yarış bittikten sonra yapılması gereken şey, aynı masaya oturabilmek ve ortak hedef için yeniden el sıkışabilmektir. Çünkü seçim kazanmanın yolu, kırgınlıkları büyütmekten değil, ortak aklı büyütmekten geçer.
Sakarya’da CHP’nin önünde aslında iki yol var. Birincisi, iç tartışmaların devam ettiği, küskünlüklerin derinleştiği bir tablo. Bu yol, partiyi zayıflatır ve seçmenin umudunu azaltır. İkincisi ise örgüt içinde barışın sağlandığı, herkesin aynı hedef için çalıştığı bir birliktelik. Bu yol ise sadece mevcut milletvekilliğini korumakla kalmaz, ikinci milletvekilinin kapısını da aralayabilir.
Uzun yıllar CHP içinde hizmet vermiş bir arkadaşınız olarak size hatırlamak isterim ki; seçimler yalnızca rakamlarla değil, moral ve motivasyonla da kazanılır. Birlik duygusu güçlü olan örgütler, sahada çok daha etkili olur. Dağınık görüntü veren yapılar ise en haklı eleştirileri bile seçmene ulaştırmakta zorlanır.
Bu nedenle Sakarya’da CHP’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir tartışma değil, yeni bir başlangıçtır. Küskünlüklerin geride bırakıldığı, üyelerin birbirini yeniden kucakladığı bir başlangıç…
Çünkü Sakarya’da siyasetin kaderini belirleyecek olan şey yalnızca oy sayısı değil, aynı zamanda örgütün kendi içindeki dayanışma gücüdür.










