Siyaset Bir Kişinin Kariyeri İçin Yapılmamalı..
Siyasetin amacı, bir kişinin yükselmesi ya da kariyer basamaklarını tırmanması değildir. Siyaset, toplumun sorunlarına çözüm üretmek, halkın beklentilerini karşılamak ve ortak geleceği daha iyi hale getirmek için yapılır. Ne yazık ki zaman zaman siyaset, bazı çevrelerde kişisel kariyer planlarının aracı haline getirilebiliyor. İşte asıl sorun da tam burada başlıyor.
Bir siyasi partinin örgütleri, bir kişinin milletvekili olması için seferber ediliyorsa; parti içi tartışmalar halkın sorunlarından çok aday listeleri üzerine yoğunlaşıyorsa, o noktada siyasetin ruhu zarar görür. Çünkü siyaset, bireysel hedeflerin değil, toplumsal sorumluluğun alanıdır.
Gerçek siyasetçi, makam arayan değil sorumluluk üstlenen kişidir. Koltuk için değil, fikir için mücadele eder. Eğer bir insan siyasete yalnızca milletvekili, belediye başkanı ya da yönetici olmak için giriyorsa, o zaman siyaset bir hizmet alanı olmaktan çıkar ve kariyer planına dönüşür.
Oysa toplumun ihtiyacı olan şey; kişisel hesapların değil, ortak aklın ön plana çıktığı bir siyaset anlayışıdır. Partiler, bireylerin kariyer projelerinin değil, ülkenin geleceğinin konuşulduğu yerler olmalıdır. Çünkü halkın güvenini kazanan siyaset, kişisel çıkarların değil, kamu yararının öncelendiği siyasettir.
Bugün siyasetin en büyük sınavı da tam burada veriliyor: Kişiler mi önemli, yoksa ilkeler mi? Eğer cevap ilkeler ise, o zaman hiçbir makam, hiçbir unvan siyasetin amacının önüne geçmemelidir.
Unutulmamalıdır ki siyaset bir kariyer mesleği değil, topluma karşı üstlenilen ağır bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşıyabilenler için siyaset anlamlıdır; taşıyamayanlar için ise sadece bir unvan arayışından ibarettir.










