Bir gazetecinin yaptığı haberler nedeniyle tutuklanması, yalnızca o gazetecinin değil, toplumun tamamının meselesidir. Çünkü gazetecilik, kamu adına gerçekleri ortaya çıkarma sorumluluğunu taşır. Bu sorumluluğun cezalandırıldığı bir yerde ise ne özgür bir basından ne de sağlıklı bir demokrasiden söz edilebilir.
BirGün muhabiri İsmail Arı’nın “gazetecilik suçu” iddiasıyla tutuklanması, Türkiye’de basın özgürlüğünün ne kadar kırılgan bir zeminde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Arı’nın gündeme taşıdığı konular, hâkim ve savcı atamalarındaki iddialar, Yunus Emre Vakfı’nda kamuoyuna yansıyan büyük çaplı usulsüzlük iddiaları ve kamuya ait tarihi yapıların geleceği konusu, aslında tam da gazeteciliğin varlık nedenini oluşturuyor. Kamu yararını ilgilendiren konuları görünür kılmak.
Burada asıl sorulması gereken soru şu: Bir gazeteci, kamu adına sorular sorduğu ve iddiaları gündeme taşıdığı için mi yargılanır, yoksa bu iddiaların üzerine gidilip gerçekler ortaya çıkarılmalı mıdır?
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün suç duyurusuyla başlayan süreç, bugün bir tutuklamaya dönüşmüş durumda. Ancak bu süreçte gözden kaçırılmaması gereken en önemli nokta, haberin içeriğinden çok haberi yapanın hedef haline getirilmesidir. Oysa demokrasilerde esas olan, eleştirel seslerin susturulması değil, çoğalmasıdır.
Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Eğer bir gazeteci susturuluyorsa, aslında toplumun gerçeğe ulaşma kanallarından biri kapatılıyor demektir. Bu da uzun vadede daha büyük karanlıklara kapı aralar.
Bugün İsmail Arı’nın tutukluluğu üzerinden tartışılması gereken şey, bir kişinin hukuki durumu değil, gazeteciliğin sınırlarının nasıl daraltıldığıdır. Çünkü gazeteciliğin suç sayıldığı bir yerde, gerçeğin kendisi de tehlike altındadır.
Unutulmamalıdır ki güçlü demokrasiler, eleştiriye tahammül edebilen rejimlerdir. Gazetecilerin özgürce soru sorabildiği, araştırma yapabildiği ve kamuoyunu bilgilendirebildiği bir ortam, yalnızca basının değil, toplumun tamamının yararınadır.
Gazetecilik suç değildir. Ve hiçbir zaman da olmamalıdır.










