Haklılıkla değil,
suskun bırakılmış meydanlarla
kavgam var benim.
Bir avuç doğruyu
bin yalanın ortasına bıraktılar.
Ekranlar sustu,
mikrofonlar eğildi,
gerçeği söylemesi gerekenler
başka hesapların peşine düştü.
Sonra da dönüp
bize konuşun dediler.
Konuşuyorum...
Fonlarda milyarlar konuşuluyor,
emeklinin cebinde üç kuruş yok.
Bir tarafta milyonların, milyarların hesabı,
öte tarafta pazarda
domatesin tanesini hesaplayan insanlar.
Şimdi bir de fon vurgunu var.
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı
soruşturma dosyalarında geçiyor.
Milyarlarca liralık kazanç iddiaları,
ifade verenler,
cevabı beklenen sorular...
Ben soruyorum kardeşim,
bu memlekette garibanın
bir kuruşluk hesabı bile sorulurken,
milyarların hesabı neden
bu kadar geç soruluyor?
Sarıgül ailesiyle ilgili soruşturma,
gözaltılar, tutuklamalar,
birbirini izleyen haberler...
Memleket yine şaşkın,
yine herkes aynı sorunun peşinde.
Kim ne yaptı,
kim neyi biliyordu,
kim kiminle yol yürüdü?
Bırakın isimler değil,
gerçekler konuşsun.
Kimsenin soyadı da, makamı da
hukukun önüne geçmesin.
Afyonkarahisar’dan bir haber geldi.
İki öğretmen daha dönemedi evine.
Hilal Mete...
Ayşe Sena Demir...
Birinin sınıfta yarım kaldı dersi,
ötekinin öğrencileri kaldı kapıda.
O çocuklar şimdi
öğretmenlerinin sesini arıyor.
Düşünüyorum da,
bir öğretmen daha okuluna dönemiyorsa
biz neyi konuşuyoruz bu ülkede?
O sınıflarda şimdi eksik iki sıra var.
Birileri evinde onların yolunu gözlüyor.
Birileri hâlâ bu acıyla nasıl yaşayacağını bilmiyor.
Peki kim hesap verecek?
Emekliye gelince
sabırdan söz ediyorlar.
Yıllarca çalışmış insanlara
biraz daha sabredin diyorlar.
Pazarın ateşi başka,
maaşın hesabı başka.
İnsanlar torununa harçlık veremiyor,
ayın ortasında parasız kalıyor.
Refah düzenlemesi bekleyen emekliye
yine vaat, yine söz...
Yıllarca bu ülke için çalışmış insan
bugün pazardan eli boş dönüyor.
Bundan daha ağır ne olabilir?
Bir de gazeteciler var.
Yazdığı haber yüzünden
demir kapılar ardında kalanlar,
sorduğu sorunun hesabını verenler...
Murat Ağırel, İsmail Arı
Merdan Yanardağ ve
cezaevlerinde bulunan gazeteciler...
Bir gazeteci haber yaptığı için
özgürlüğünden oluyorsa
orada durup düşünmek gerekir.
Gazetecilik suç değildir.
Soru sormak da suç değildir.
Ama belli ki
bazıları gerçeğin duyulmasından
çok rahatsız.
Benim meselem
bir partiyle başlayıp
başka bir partiyle bitmiyor.
Benim meselem memleket.
Güçlü olanın değil,
haklı olanın yanında durmak.
Bir işçinin alın terini,
bir öğretmenin canını,
bir emeklinin sofrasını,
bir gazetecinin kalemini
kim koruyacaksa
ben onun yanında dururum.
Çünkü artık yeter!
İnsanlar hakkını aramaktan yorulmasın.
Anneler çocuklarını okula gönderirken
korkmasın.
Emekliler ay sonunu getirmek için
her gün biraz daha eksilmesin.
Gazeteciler yazdıkları haberlerden dolayı
özgürlüklerini kaybetmesin.
Kim olursa olsun,
hangi makamda oturursa otursun,
bu memleketin parasının da
insanının da hesabını versin.
Ben kimsenin alkışını beklemiyorum.
Birilerinin gözüne girmek gibi
bir derdim de yok.
Gördüğümü yazacağım.
Yanlışa yanlış demeye devam edeceğim.
Bundan rahatsız olan varsa
ne diyeyim...
Ben kimsenin hatırına
bildiğimden vazgeçemem.
Çok şey gördüm bu memlekette.
Kimin sustuğunu da gördüm,
kimin işine gelince konuştuğunu da.
Bazı şeyleri unutmadım.
Bazı insanların yüzüne bakınca
söyleyecek çok sözüm var hâlâ.
Ben kavga peşinde değilim.
İnsanların hakkını ararken
yalnız kalmadığı bir memleket istiyorum.
Belki çok şey istiyorum,
bilmiyorum...
Ama bildiğim bir şey var:
Bunca şeye rağmen
doğru bildiğimden dönmeyeceğim.
İnsan bazen kaybettiklerine değil,
sustuğunda kendinden eksilene yanıyor.
Ben artık kendimden eksilmek istemiyorum.
Yazacağım.
Yine kızanlar olacak,
yine karşıma geçenler...
Varsın olsun.
Ben bu kalemi
birilerine yaranmak için tutmadım.
Bunca şey yaşanırken
susup da kendime nasıl bakarım?
Benim derdim bu memleket.
Ve ben,
memleketin derdi bitmeden
kalemimi bırakmayacağım.
Hikmet Metin Çavdar
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.













