Yeni Parti Sakarya İl Kongresi geride kaldı.
İl başkanlığına tek aday olarak Selda Sezgin çıktı. Sezgin, hazırladığı yönetim listesini delegelerin onayına sundu ve kongre süreci tamamlandı.
Şimdi ise siyaset açısından çok daha önemli bir dönem başlıyor.
Çünkü kongre salonunda liste yapmak başka, o listeyle siyaset yapmak başka.
Liste açıklandıktan sonra doğal olarak farklı yorumlar geldi. Beğenen de oldu, eleştiren de…
Ben ise bugün için liste üzerinden kesin bir hüküm vermeyi doğru bulmuyorum.
Listede yakından tanıdığım birçok isim var. Tanımadığım isimler de bulunuyor. İlk bakışta dikkat çeken noktalardan biri, listedeki isimlerin önemli bölümünün üniversite mezunu olması.
Bunun yanında esnafın ve ilçelerin de gözetildiği görülüyor.
Bunlar elbette dikkate değer unsurlar.
Ama siyasette hiçbir liste, daha açıklanır açıklanmaz başarısını ilan etmiş sayılmaz.
Asıl referans listedeki isimler değil, ortaya konulacak çalışmadır.
İşte burada Selda Sezgin'e önemli bir sorumluluk düşüyor.
Çünkü artık adaylık dönemi geride kaldı.
Kongre bitti.
Liste belli.
Şimdi mazeret üretme değil, çalışma zamanı.
Yeni yönetim kendisini Sakarya'nın tamamına anlatmak zorunda.
Sadece parti içindeki isimlerle değil, sokaktaki vatandaşla da temas kurmak zorunda.
Esnafın yanına gidecek.
İlçelerde görünür olacak.
Üyelerin sorunlarını dinleyecek.
Sakarya'nın farklı kesimleriyle temas kuracak.
Ve bütün bunları yalnızca seçim dönemlerinde değil, sürekli yapmak zorunda.
Çünkü siyasette en kolay şey bir liste hazırlamaktır.
En zor olan ise o listenin arkasında gerçek bir çalışma düzeni kurabilmektir.
Burada Selda Sezgin'in önünde önemli bir sınav var.
Listeyi kimlerin oluşturduğu kadar, bu insanların nasıl çalışacağı da önemli.
Yönetimde yer alan isimler birbirleriyle gerçekten ekip olabilecek mi?
İlçeler sadece listede temsil edilmiş olmakla mı kalacak, yoksa il yönetimiyle birlikte sahada aktif olacak mı?
Esnaf temsilcileri kendi çevreleriyle sınırlı mı kalacak, yoksa daha geniş bir toplumsal temas kurabilecek mi?
Genç isimler sadece listede gençlik görüntüsü vermek için mi bulunacak, yoksa sorumluluk alabilecek mi?
Ve belki de en önemlisi…
Kongrede oluşan yönetim, parti içindeki farklı görüşleri bir arada tutabilecek mi?
Bunların cevabını bugün vermek mümkün değil.
Zaten vermek de doğru olmaz.
Çünkü bunun cevabını zaman ve çalışma gösterecek.
Ancak bir noktanın altını çizmek gerekiyor:
Selda Sezgin artık yalnızca kendisini temsil etmiyor.
Kongrede oluşan yönetimle birlikte Yeni Parti'nin Sakarya'daki siyasi sorumluluğunu taşıyor.
Bu nedenle bundan sonraki süreçte herkesin gözü doğal olarak yönetimin üzerinde olacak.
Kim çalışıyor?
Kim sahada?
Kim ilçelerde?
Kim üyelerin yanında?
Kim vatandaşın sorununu dinliyor?
Kim parti içindeki farklı görüşlere kulak veriyor?
Kim verilen görevin hakkını veriyor?
Bunlar önümüzdeki dönemin gerçek ölçütleri olacak.
Dolayısıyla bugün listeyi alkışlamak ya da yerden yere vurmak yerine, biraz beklemek gerekiyor.
Çünkü siyasette listenin fotoğrafı bir günde çekilir, performansın fotoğrafı aylar içinde ortaya çıkar.
Selda Sezgin için de asıl sınav tam burada başlıyor.
Kendisini destekleyenlerle birlikte, kendisine mesafeli duranları da kapsayabilecek bir yönetim anlayışı ortaya koyabilecek mi?
Kongrede farklı görüşleri bir araya getiren yapı, kongreden sonra da korunabilecek mi?
Bunu zaman gösterecek.
Şimdilik yapılması gereken, yeni yönetime görevini yapması için alan bırakmak; ama aynı zamanda yapılan çalışmayı da dikkatle takip etmek.
Çünkü siyasette kimse yalnızca seçildiği günle değerlendirilmez.
Asıl değerlendirme, seçildikten sonra başlar.
Ve bundan sonra Sakarya'da sorulacak soru çok basit:
“Liste nasıl?” değil…
“Bu yönetim ne yaptı?”
Cevabı da kürsüler değil, saha verecek.













