Son günlerde yerelde ve genelde bizim medya bu kadar ucuz olmamıştı.
Gazeteler, televizyonlar iktidar ve muhalefet adı altında ikiye bölündüler.
Köşe yazarlarını biri ak derken diğerler ise kara demeye devam ediyorlar.
Sen köşe yazarısın kitlelere hitap ediyorsun ve kalemini satıyorsun.
Aslında sen kalemini satmıyorsun, sana inanan insanları ve ülkeni satıyorsun.
Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet, bir gün ziyafette önüne konan patlıcan yemeğini beğenmemiş, yiyememiş ve eklemiş yahu şu patlıcan ne gereksiz bir sebzedir öyle değil mi ey dalkavuk?
Dalkavuk cevap verir; Evet haşmetlim, hatta öyle gereksizdir ki derhal tüketilmesi yasaklanmalıdır. Hem sağlığa da zararlıdır. Zehirdir, zemberektir. Aradan zaman geçer, padişah bu sefer başka bir ziyafettedir ve önüne öyle bir patlıcan yemeği koyarlar ki, yemeğe doyamaz bizim padişah yahu şu patlıcan ne fevkalade bir sebzedir değil mi ey dalkavuk?
Dalkavuk cevap verir tabi; Evet haşmetlim hatta öyle güzeldir öyle mükemmeldir ki, her gün tüketilmesi zaruri kılınmalıdır. Hem sağlık için de faydalıdır şöyledir böyledir.
Padişah dayanamaz sorar; Ey dalkavuk daha geçen gün patlıcan için zehirdir zemberektir demiştin, bugün şifa diyorsun aynı bitki için. Nedir?
Dalkavukta dayanamaz en son ‘ Haşmetlim’ Ben sizin dalkavuğunuzum patlıcanın değil.
Medyanın en önemli görevi eğitici yayınlar yapmasıdır. Gerçekten faydalı olacak ve eğitici özellikteki yayınları çoğaltmaları gerekir. Yoksa ona buna yaltaklık, dalkavukluk yapıp para kimden gelirse onun görüşlerini savunmak olmamalı medyanın işi.
Yani bizim medyamızın yaptığı gibi bir işlevi olmamalı medyanın. Medya Türkçe bir kelime değil önce bunu düzeltmek istiyorum. Şuna basın yayın desek daha iyi olacak. Gazeteler baş sayfa haberleri Cumhurbaşkanı şunu dedi CHP ve Özgür Özel şunu dedi demekten ibarettir.
İşte günümüz gazeteleri ve medyası bundan ibarettir.
Televizyon desen buna benzer iyi akşamlar sayın izleyiciler diye başlar görüntülü gazetedir bence televizyon haberleri ve esenlikler dileriz diye biter. Bizde medya denince bunlar olur oysa olması gereken şeyler çok daha fazla ve farklıdır bir medya biliyor büyüklerimiz.
İşte bizim medyamızın hali bu. Meşhur olmak için her yolu meşru görenler. Listeyi burda uzun, uzun yazmaya gerek yok, bilinçli halkımız bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip zaten. Kimseye zorla elinden tutup da gel seni medya maymunu yapacağız denmiyor. Önüne gelen yoldan gönüllü çıkıyor. Arz-talep meselesi olarak bakıyorum bu hadiseye. Ülkenin enerji kaynaklarını, madenlerini, finans kurumlarını, telekomünikasyon ağını, kitleri (kamu iktisadi teşekkül eri) vb ele geçirerek hortumlayıp, sonra da yabancı sermaye geliyor çığırtkanlığıyla emperyalistlere peşkeş çekmeyi hedefleyen, bunları yapabilmek için de siyasi baskı oluşturup, karşı olan siyasileri bertaraf etmek için her türlü hileye başvuran anti medya.
Kamu vicdanına ve ahlâkına saygısını kaybetmiş. Gerçekler doğrultusunda değil, kendi ideolojik açıları doğrultusunda haberleri, yalandan ibaret propaganda yoluyla kitleleri bilgi ulaştırmakta, bilinçlerini zayıflatmaktadır.
Özellikle; Görsel medyaların sınırsız başı boşluğu, sorumsuzluğu, saygısızlığı, görgüsüzlüğü, halkların öz değerlerini hiçe sayan küstah tavırları. Ürettikleri günlük ve yüzeysel bilgiler, ahlâki ve hukuki temeli bulunmayan yayınlar, insani anlamların, ilişkilerin ve amaçların dayanağı olan tüm değerlere olan düşmanca tutumları nedeniyle çok derin bir değerler erezyonu yaşanmakta ve insani varoluşun zengin boyutları tahrip olmakta/edilmekte. Durun denmeli. “ Yeter artık” denmeli. Bir de yuh size “Yazıklar olsun” denmeli ne değişecek. Hiçbir şey egemenlerin çıkarlarına yaltaklık, dalkavukluk etmekten vazgeçecek değiller ya.













