Köklerini Çağıran Güvercin
Köklerini Çağıran Güvercin
“Köklerini Çağıran Güvercin”, barışın, umudun ve yeniden doğuşun şiiridir.
Güvercin gökyüzünden toprağa inerken yalnızca yanmış bir zeytin dalı değil; geçmişin acılarını, geleceğin umudunu ve insanın köklerine duyduğu özlemi taşır.
Yanmış bir dalın yeniden yeşermesi gibi, insan da en zor zamanların ardından yeniden başlayabilir. Çünkü umut, küllerin altında bile yaşamaya devam eden bir tohumdur.
Bu şiir bize; köklerimizi unutmadan, yaralarımızdan güç alarak ve barışı yüreğimizde büyüterek yeniden başlayabileceğimizi hatırlatıyor.
Her külden bir filiz, her yaradan bir umut doğar.
Tuğba Tunçer
Köklerini Çağıran Güvercin (ŞİİR)
Masmavi gökyüzünde süzülürken,
kanat çırpıyordu sonsuzluğa doğru.
Maviliklerdi heyecanı;
bulutlara değemezdi belki,
ama özgürce uçmalıydı
köklerine doğru.
Ve birdenbire bir ses duydu;
uzaktan gelen, tanıdık, ince ve naif…
Köklerinin çağrısıydı bu.
Telaşlandı.
Heyecanla süzülürken gökyüzünde,
aklından olumlu, olumsuz
nice düşünce geçiyordu.
Öyle ya, neden çağrılmıştı?
Kökleri; uçsuz bucaksız,
topraktı.
Sıcaktı.
Derdi çok olsa da
samimi, içten ve vefalıydı.
O anda aklına bir zeytin dalı geldi;
barışın kadim simgesi…
Yavaşça inerken yeryüzüne,
yanmış bir zeytin dalı gördü.
Narince aldı onu.
Gagasında barışın sembolü,
köklerine doğru süzüldü.
Sonunda topraklarındaydı artık.
Yavaşça indi, özüne dokundu;
yanmış zeytin dalını
toprağına nazikçe bıraktı.
Bulutlu gökyüzü maviye çaldı,
toprak silkelendi, yavaşça yeşerdi.
Çünkü Zümrüdüanka misali,
yanışın ardından yeniden doğuş başlar.
Toprak da, kökler de, gökyüzü de
bunu iyi bilirdi.
Bir dal, yanmış zeytin dalı,
köklerini küllerinden doğurdu.
Yeniden silkelenme zamanıydı.
Güvercin umut oldu köklerine,
kanat çırptı masmavi göklere.
Zeytin dalı,
barışı getirdi yüreklere.
Sabrı öğretti,
beklemeyi öğretti,
yeniden filiz vermeyi öğretti.
Bir yanmış dal yeşerdi içimizde;
bizler göğe bakmayı öğrendik.
Bir güvercin uçtu kalbimizden,
kanatlarında umut taşıyarak.
Barış kök saldı topraklarımıza.
İşte yeniden başlıyoruz;
öğrenilmiş tüm tecrübelerimizle,
paylaştığımız ekmeklerimizle,
nasırlı ellerimizin
toprağa can veren emeğiyle…
Sabrımızla,
sükûnetimizle,
yılmadan, yıkılmadan
çabalamamızla…
Bizler yeniden doğuşun,
yeni başlangıçların,
umudun ve emeğin iziyiz.
Güvercin, barışımızdır;
zeytin dalı, küllerimizden doğuşumuz.
Köklerimiz özümüzdür,
özümüz ise yarınlara uzanan sessiz bir köprüdür.
Ve şimdi yeniden başlıyoruz…
Ellerimizde zeytin dalları,
gökyüzümüzde güvercin sürüleri…
Her külden bir filiz,
her yaradan bir umut doğarken;
toprak, gök ve insan
aynı türküyü fısıldıyor zamana:
“Barışla yeşeren kökler,
umutla yükselen kanatlar kadar ölümsüzdür.”
Tuğba Tunçer
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.