İBB Davası'nın 47. gününde savunması için söz alan Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman, 15 aylık tutukluluk sürecinde SEGBİS'te savunma yaptığı hakimlerin bir kısmının kendisini dinlemediğini belirtti. Afyon'da tutuklu olduğu söyleyen Atayman, "Afyon’a giderken kelepçe nedeniyle ellerim morarmıştı. Yaptığım suç duyurusundan bir sonuç alamadım" dedi.
'İTİRAFÇILAR ADIMI ANMIYOR'
Tutuklu Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman, adının dahi anılmadığı ifadelerle rüşvetle ilişkilendirildiğini söyledi. "Bu iddia delile dayanmayan bir kurgudan ibarettir" diyen Atayman, "Davada itirafçı sıfatında beyanda bulunan kimse benim adımı anmıyor" dedi.Tutuklu Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman, neden tutuklandığına ilişkin somut bir gerekçe bulamadığını ve İddialar içinde bir tanık beyanına rastlamadığını söyledi. Tahliyesini talep eden Atayman'ın hakim ve
savcı sorgusuna geçildi.
'BİR ERKEK OLARAK KADINLARDAN ÖZÜR DİLİYORUM'
Mahkeme başkanının sorgusunun ardından tutuklu
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Atayman'a "Kurum dışında bir gündemimiz oldu mu?" diye sordu. Atayman, "Olmadı" yanıtını verdi. İmamoğlu, "Kadın çalışan konusunda özenli davrandık. Kadın genel müdürler kurum tarihinde ilk kez görev yaptı. Buradaki uygulamanın kadına karşı psikolojik düşmanlık besleyen bir alt yapısı olduğunu düşünüyorum" dedi. "Bir erkek olarak buradaki kadınlardan özür diliyorum" ifadelerini de kullanan İmamoğlu, mahkeme heyetine seslenerek, "Bu süreci hakkaniyetle sonlandırmanızı diliyorum" diye konuştu.
YİNE İBB BORSASI!
İmamoğlu'nun sözlerinin ardından Elif Atayman'ın avukatı Faik Eren Kaptan'ın savunması başladı. Müvekkilinin bir çok hukuksuzluğa maruz kaldığını, el konulan telefonunun imajının verilmediğini, kendilerine hiç sorulmayan sorulardan cezalandırma talep edildiğini söyleyen avukat Kaptan, "Müvekkilimi cezaevinde bir avukat ziyaret etti. Tekrar ifade verirse hapisten çıkabileceğini söyledi" dedi.
'KOPYALA YAPIŞTIR SUÇ İSNADI'
Savunmasında, iddianamenin çok özensiz hazırlandığını, acemi bir hukukçunun elinden çıktığını ifade eden Kaptan, "Bir takım siyasi ifadelere gönderme yapınca böyle hataları görebiliyoruz" dedi. Avukat Kaptan, "Müvekkilin adının suç isnadı bölümünde kopyala yapıştır şeklinde müvekkille hiç ilgisi olmayan bir şekilde yazıldığını görüyoruz. İddianamedeki tekrarları çıkardığınızda bu iddianame komik derecede zayıf bir hale gelecektir" diye konuştu.Etkin pişmanlık ifadelerinin hiçbirinin doğru ve samimi olmadığını kaydeden avukat Kaptan, iddianamede delil olarak sunulanların ciddiyetsiz olduğunu belirtti ve Yargıtay'ın sadece itirafçı beyanlarına dayanarak örgüt üyeliğinin ispatlanamayacağına yönelik kararını hatırlattı. Kaptan, müvekkili hakkında örgüt üyeliği iddiasına yönelik somut bir delil bulunmadığına değinerek 15 aydır boşuna tutuklu olduğunu söyledi.
ÇIPLAK ARAMA İDDİASI
Avukat Kaptan, müvekkilinin suçlandığı rüşvet iddiasına ilişkin de dosyada bir delil olmadığını belirtti. Tutuklu olduğu Afyon'daki cezaevinde yerde yattığını, çıplak aramaya maruz kaldığını söyleyen Kaptan, Elif İpek Atayman'ın tahliyesini talep etti. Kaptan'ın ardından Atayman'ın bir diğer avukatı Mehmet Ümit Erdem'in savunması başladı.
'İDDİANAMEDE GERÇEKTEN UZAK YORUMLAR GÖRÜYORUZ'
Avukat Mehmet Ümit Erdem, müvekkili Elif İpek Atayman hakkındaki suçlamaları iddianame çıktığında görebildiklerini ifade etti ve delil diye ortaya konulanların gizli tanık beyanı olduğunu belirtti. "Tek bir kişinin müvekkilinin adını usulsüzlüğe karıştırmadığı görülmektedir" diyen Erdem, "Müvekkilim 15 aydır haksız yere hapis yatıyor" ifadelerini kullandı.Elif İpek Atayman'ın ne bir rüşvet anlaşmasında ne de dolandırıcılık kurgusunda bulunduğuna dair dosyada bir delilin olmadığını söyleyen avukat Erdem, "Müvekkilin üst amiri olan Murat Ongun ile olan ilişkisi yönetim kurulu başkanıyla genel müdürü arasında koordinasyon halidir. Her kararın ardında teknik ve hukuki bir değerlendirme mevcuttur" ifadelerini kullandı."Tarafımıza verilen belgelerde ve UYAP'ta MASAK raporuna ulaşamadık" diyen Erdem, "İddianamede gerçekten uzak yorumlar görüyoruz. Müvekkilimin para akışının hayatın olağan akışına uygun olduğu açıkça görülmektedir" dedi.
İŞKENCE ŞİKAYETİNE 'KOVUŞTURMAYA YER YOK' KARARI
Elif İpek Atayman'ın 15 aydır sıkıntılı bir süreç yaşadığını, Afyon'a sevki sırasında işkence gördüğü için suç duyurusunda bulunduklarını belirten avukat Erdem, 22 Mayıs'ta bu şikayetle ilgili kovuşturmaya yer yok kararı verildiğini ifade etti. Erdem, "15 aydır süren haksız tutukluluğun sonlandırılarak tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
JANDARMA İMAMOĞLU'NU İTTİ
Ekrem İmamoğlu itildiği için jandarmaya tepki gösterdi. İmamoğlu, görevli albaya seslenerek, "Beni arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler" dedi.
'NE ÖRGÜT ÜYESİ OLDUM NE DOLANDIRICILIK YAPTIM'
Duruşmaya verilen aranın ardından Medya A.Ş.’nin genel müdürü Fatoş Pınar Türker sanık kürsüsündeki yerini aldı. Türker, “Hayatım boyunca yasalara uygun yaşadım. Ne bir örgüte üye oldum ne de dolandırıcılık yaptım” dedi.
SUÇ İDDİANAMEDE YOK
Yapı Kredi, Petrol Ofisi ve HSBC gibi kurumlarda üst düzey görevlerde bulunduğunu söyleyen Türker, öğretim görevlisi olarak da üniversitelerde ders verdiğini anlattı. “Vatan Emniyet’e girdiğimde ‘ben buradan çıkamam’ diye düşündüm, ‘ölürüm’ diye düşündüm, korkunç bir yerdi çünkü, cezaevi oradan iyidir” diyen Türker, “rüşvet almak” suçundan tutuklandığını ancak iddianamede tarafına böyle bir suçlama yapılmadığını belirtti.
'NEYE DAYANARAK YAZDILAR'
2021 yılının başında İBB İnsan Kaynakları'ndan bir telefon aldığını ve Murat Ongun'un kendisiyle tanışmak istediğini söyleyen Türker, daha sonra anlaştıklarını ve göreve başladığını ifade etti. Türker, 2021 itibariyle Medya A.Ş.'nin cirosunu ikiye katlayan bir şirket haline geldiğini belirtti ve "İddianamede Medya A.Ş.'nin kasasının boşaltıldığına dair soyut bir iddia var. Şirket zararda ve borç batağında olmadığına göre bunu neye dayanarak yazdılar bilmiyorum" dedi.
'TALİMATLA İŞ YAPMAM MÜMKÜN DEĞİL'
"Kimsenin bana kanunsuz, talimatla bir iş yaptırması mümkün değildir" diye Türker, örgüt iddiasını ve bir örgüte üye olduğu suçlamasını kabul etmediğini belirtti. Türker'in savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, Türker'e gelen bir mesajda yer alan "Emrah'ı aradım" ifadesine değindi ve "Emrah Bağdatlı'yı mı kastediyor?" diye sordu. Türker, "Doğru, Emrah Bağdatlı. Murat Ongun'un danışmanıdır ve prodüksiyon geçmişi olduğu için zaman zaman firma önerdiği olmuştur." yanıtını verdi.
'GENEL GEÇER İFADELERLE SUÇLANDIM'
Türker, mahkeme başkanının sorularının ardından savunmasına devam etti. Türker, "İBB tarafından yapılan muhammen bedel hesaplarına benim ya da Medya A.Ş. çalışanlarının dahli olamaz. Bu nedenle ihaleye fesat ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasından beraatime karar verilmesini istiyorum" dedi.Türker, dolandırıcılık suçundan yargılandığını ve genel geçer ifadelerle suçlandığını belirtti. Türker ayrıca, savcılığın iddianamede Medya A.Ş.'nin kanunlara uygun davrandığını ikrar ettiğini ifade etti. Murat Ongun hakkındaki "Reklam İst şirketine ortak" iddiasına da değinen Türker, "Çalıştığım sürece böyle bir şeyi duymadım. Bile isteye hukuksuz bir durum içinde olmadık" dedi.
İTİRAFÇI HELALLİK İSTEMİŞ
Dosyada Medya A.Ş. ihale uzmanı Mehmet Taşçı’nın etkin pişmanlık ifadesi olduğunu belirten Türker, “Kendisi Düzce’ye bana avukat gönderdi. Etkin pişmanlık ifadesi verdiğini ve helallik istediğini söyledi. Hakkımı helal etmiyorum” dedi.
'BÖYLE MASAK RAPORU OLMAZ'
Hakkında düzenlenen MASAK raporunda suça konu bulgu, para alışverişi ve açıklanamayan zenginleşme tespiti olmadığını ifade eden Türker, "Böyle MASAK raporu vallahi olmaz, billahi olmaz. MASAK'a hakaret" dedi. Türker, "Taşınmazlarımı 2014 - 2016 yılları arasında aldım. Medya A.Ş.'deyken bir şey almadım" ifadelerini de kullandı.Türker, ağabeyinin adının Vehbi olduğunu, kızlarının Vehbi Koç Vakfı Koç Okulu'nda okuduğunu ve oraya 2 milyon lira gönderdiğini belirtti ve iddianamede bu transferin ağabeyine yapılmış gibi gösterildiğini ifade etti.
'İÇ ÇAMAŞIRINA KADAR ÇIKARTTILAR'
2021 öncesinde ne Murat Ongun'u ne de Ekrem İmamoğlu'nu tanıdığını belirten Türker, 19 Mart'tan bir gün önce savcılığa 3 kez dilekçe vererek ifade başvurusu yaptığını ancak talebinin kabul edilmediğini belirtti. Gözaltı için eve gelen polislerden birinin kızlarıyla birlikte ağladığını bir başka polisin ise annesine haber verdiğini anlatan Türker, gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü emniyet müdürlüğünde iç çamaşırına kadar çıkarttırıldığını ifade etti.
'ÇOCUKLARINI SOSYAL HİZMETLER ALIR'
Tutuklandıktan bir gün sonra savcıyla SEGBİS'le üzerinden görüştüğünü belirten Türker, savcının kendisine "İfade verip çocuklarına gideceksin" dediğini belirtti ve şunları anlattı:"Avukatıma danışayım dedim. 'Sen bu kafayla bir daha çocuklarını göremeyeceksin. Sen bekarsın, çocukların reşit değiller, velayetleri de sende. Çocuklarını sosyal hizmetler alır."
'YARGILANMAKTAN KORKMUYORUM'
"Ben Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak yargılanmaktan hiç korkmuyorum. Varsa bir hatamız çıksın ortaya. Siz burada Pınar Türker'i yargılayın. Anne olarak çocuklarıma yazık günah değil mi? Benim kızım mezun oldu ben göremedim" diyen Türker, "Keşke idam cezası olsa, kalem kırılsa, bitse bu iş. Sayın hakim, ev hapsi verin, çocuklarımla el ele oturmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
'BU KONUYA HİÇ GİRMEDİM'
Medya A.Ş.’nin tutuklu genel müdürü Pınar Türker’in savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı Türker’e, Elif Güven’in “Pınar Türker’i Emrah Bağdatlı getirmiştir” ifadesini sordu. Türker, “Ben bu konuya hiç girmedim. Elif Güven’in avukatı, bu beyanla ilgili çekincesi olduğunu söylemişti” dedi.Duruşma savcısı Türker'e "Emrah Bağdatlı'yla görüştünüz mü?" diye sordu. Türker, "Emrah bu dosyanın firarisi olduğu için özellikle mercek altına alıyorsunuz anladığım kadarıyla. Kendisiyle öyle bir tanışıklığım yok. Sık sık Medya A.Ş.'ye gelmezdi" yanıtını verdi.
'KAHVEHANE DEDİKODUSU ŞEKLİNDE TASARLANMIŞ DÜNYAMIZ OLDU MU?'
Hakim ve savcı sorgusunun ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. "İşiniz dışında, kötü bir kahvehane dedikodusu şekilde tasarlanmış bir dünyamız oldu mu sizinle?" diye soran İmamoğlu'na Türker'in yanıtı, "Olmadı sayın başkanım. Seneyi kapatınca size sunum yapıp özet geçerdik. Bana, 'Mümkün olduğunca çok firma alıyorsunuz değil mi? Etraftan laf söz olmasın' dediniz" yanıtını verdi.
İMAMOĞLU MAHKEME HEYETİNE ÇAĞRI YAPTI
İmamoğlu, 2019'dan önceki dönemde bir diziye 4,5 milyon dolar sponsorluk ücreti ödendiğini hatırlattı ve "Ben size böyle bir talimat verdim mi? Versem yapar mıydınız?" diye sordu. Türker, "Biz sponsor olmayız. Sizden böyle bir talep gelmedi" yanıtını verdi. İmamoğlu, Türker'in savcı tarafından çocuklarıyla
tehdit edildiği iddiasına da değindi ve mahkeme başkanına çağrı yaparak, "Bu konuda gerekeni yapmanızı dilerim. HSK'ya en üst seviyeden suç duyurusu gibi bir katkınızın olması, adalet açısından önemli" dedi.
'İDDİANAME BAŞINDAN BERİ KÖTÜ'
Pınar Türker'in avukatı Burak Candan'ın savunması başladı. "Çok kötü bir soruşturma sürecinden sonra 7 tane savcı 4 bin sayfa iddianame hazırlamıŞ. Bu iddianame başından beri kötü ve usulsüz" diyen avukat Candan, dosyadaki bilirkişi raporunun da bağımsız değil taraflı olduğunu ifade etti.
'ZARAR TESPİTİ TANIK BEYANI VERGİ RAPORU YOK'
Avukat Burak Candan, müvekkilinin rüşvetten tutuklu olduğunu ancak hakkında rüşvet suçlaması olmadığını, iddialara yönelik zarar tespiti, tanık beyanı, vergi raporu olmadığını belirterek, "Bu haliyle tutukluluğun devam etmesi normal değil. Tahliyesini talep ediyoruz" dedi.Candan'ın ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.