Siyasetin dili çoğu zaman serttir; ama bazı günler vardır ki, o sertliğin yerini daha çok hatırlama, hatırlatma ve bağ kurma çabası alır. Özgür Özel’in sakarya ziyareti de tam olarak böyle bir güne denk geldi.
Demokrasi Meydanı’nda toplanan kalabalık sadece sayılardan ibaret değildi. Yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı ifade edilen miting, klasik “taşıma kalabalık” tartışmalarının ötesinde, Sakarya’nın kendi iç dinamikleriyle oluşmuş bir buluşma olarak dikkat çekti. Şehrin farklı ilçelerinden gelen insanlar, sadece bir siyasi lideri dinlemek için değil; aynı zamanda kendi varlıklarını, beklentilerini ve tepkilerini görünür kılmak için oradaydı.
Bu tabloyu önemli kılan unsurlardan biri de katılımın genişliğiydi. Sakarya milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, il ve ilçe örgütleri, belediye meclis üyeleri sahadaydı.
Ayça Taşkent, Ümit Dikbayır, Engin Özkoç ve Ecevit Keleş gibi isimlerin varlığı, organizasyonun sadece bir “genel başkan ziyareti” değil, örgütsel bir gövde gösterisi olduğunu da ortaya koydu.
Ancak mitingin en çarpıcı anlarından biri, Silivri’den gelen bir sesin meydanda yankılanmasıydı. Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun gönderdiği mektubun, CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu tarafından okunması, siyasetin sadece kürsüde yapılan konuşmalardan ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı. O mektup, fiziksel olarak orada bulunamayan bir siyasi figürün, sembolik olarak meydanın merkezine yerleşmesini sağladı.
Özgür Özel’in konuşmasında ise dikkat çeken temel tema “küsmeden siyaset”ti. Sakarya’nın 1986’da SHP ile kazandığı belediyeden bu yana geçen 37 yıllık süreçte CHP’nin yerel iktidarı elde edemediğini açıkça dile getirmesi, alışılmış siyasi retoriğin dışına çıkan bir samimiyet içeriyordu. Daha da önemlisi, bu durumu bir kırgınlık ya da suçlama diline dökmeden ifade etmesiydi:
Sakarya’ya küsmedik… Kusuru Sakarya’da bilmedik… Sakarya’ya sırtımızı dönmedik…
Bu cümleler, aslında Türkiye siyasetinde eksikliği sıkça hissedilen bir yaklaşımın ipuçlarını veriyor. Seçmeni cezalandırmak yerine anlamaya çalışan, kaybettiği yerde bile ilişkiyi koparmayan bir siyaset dili.
Burada kritik soru şu: Bu yaklaşım, sandıkta karşılık bulur mu?
Sakarya, uzun yıllardır CHP açısından zor bir siyasi zemin. Ancak mitingde ortaya çıkan tablo, bu zemin üzerinde bir hareketlenme ihtimalini de gösteriyor. 20 bin kişilik bir katılım, tek başına seçim sonucu belirlemez; ama bir siyasi psikolojinin değişmekte olduğuna dair işaretler verebilir.
Öte yandan bu miting, sadece CHP’nin Sakarya’daki durumu açısından değil, Türkiye genelindeki siyasi atmosfer açısından da okunmalı. Ekonomik sıkıntılar, adalet tartışmaları ve demokrasi vurgusu, meydanlarda giderek daha fazla karşılık buluyor. Bu bağlamda Sakarya’daki buluşma, yerel bir etkinlikten çok daha fazlasını ifade ediyor.
Sonuç olarak, Özgür Özel’in Sakarya ziyareti bir “kalabalık gösterisi” olmanın ötesinde, bir siyaset tarzı önerisi sundu: Küsmeden, suçlamadan, hatırlayarak ve hatırlatarak siyaset yapmak.
Bu tarzın ne kadar sürdürülebilir olduğu ve seçmen nezdinde nasıl karşılık bulacağı ise önümüzdeki dönemin en önemli sorularından biri olmaya aday. Sakarya ise bu sorunun cevaplanacağı şehirlerden biri olabilir.
Hikmet Metin Çavdar






