Menemen mi, Melemen mi?
Menemen mi, Melemen mi?
Menemen mi, melemen mi,
bırak şimdi adını be kardeşim.
Memleketin bunca derdi varken
soğanın hesabını mı güdeceğiz?
Tavaya yağ koydum,
yağ pahalı.
Domates doğradım,
domates pahalı.
Yumurtayı kırarken
elim titredi biraz...
Neyse ki
tuz hâlâ tuz.
Menemen soğanlı olur
Olmaz, melemen denir ona!
Biri sağdan bağırıyor,
biri soldan...
Ben ocağın başında
cebimi düşünüyorum.
Soğan mı önce girecek tavaya,
yumurta mı?
Vallahi bilmem.
Ama şunu biliyorum:
Markete giren para
eve aynı güçle dönemiyor artık.
Bir kilo domates
bir kilo dert olmuş.
Biberin acısı tavadan değil,
pazardan geliyor.
Emekli
parasını avucunda sayıyor,
işçi
ayın sonunu gözlüyor,
çocuk
Baba, bu ay da alır mıyız?
diye soruyor.
Biz hâlâ
menemenin adını tartışıyoruz.
İyi de arkadaş,
tavayı kim ısıtacak?
Ocağı kim yakacak?
Ve en önemlisi,
bu sofranın hesabını
kim ödeyecek?
Televizyonu açıyorum,
herkes konuşuyor.
Biri millet diyor,
biri halk diyor,
biri hizmet diyor,
biri başarı...
Ben mutfağa bakıyorum.
Tencerede üç domates,
iki biber,
birkaç yumurta...
Bir de
ayın yirmisinde tükenmiş
maaş.
Memleket dediğin
sadece meydanlarda söylenen söz değil ki.
Memleket,
akşam eve gelen babanın
çocuğuna mahcup olmamasıdır.
Memleket,
annenin tencerenin kapağını açarken
Bugün ne pişirsem?
diye kara kara düşünmemesidir.
Memleket,
pazara giden insanın
fileyi doldurup
cebini boşaltmamasıdır.
Menemen mi, melemen mi?
İstersen adına
şöyle de, böyle de.
Benim bildiğim bir şey var:
Soğanı da koyarım,
koymam da...
Ama sofradan
insanlığı çıkarmam.
Bir tabak fazla yaparım,
kapıyı çalana uzatırım.
Çünkü açın
önce karnı doysun,
sonra siyaset konuşulur.
Hem ne demişler,
tencere boşsa
nutuk doyurmuyor insanı.
O yüzden
bırakın şu menemen kavgasını.
Soğan girsin tavaya,
yumurta üstüne kırılsın,
domates suyunu salsın...
Bir de
şu memleketin üstüne
biraz insaf serpilsin.
Gerisi kolay.
Adı menemenmiş,
melemenmiş...
Ne fark eder?
Yeter ki
evlerde tencere kaynasın,
çocukların yüzü gülsün.
Ve şu güzel memleket
soğan yüzünden değil,
geçim derdi yüzünden ağlamasın.
Hikmet Metin Çavdar
NOT: Birgün gazetesi köşe yazarı ’’Ateş İlyas Başsoy’’un ’’Melemen’’ yazından esinlenerek bu şiiri yazdım..