Siyaset, kendini yenileyebildiği ölçüde güçlenir.Bir şehrin geleceğini konuşurken yalnızca yollarını, binalarını, sanayisini ya da ekonomisini ele almak yetmez. O şehrin yönetiminde kimlerin söz sahibi olduğuna, kimlerin kendini ifade edebildiğine ve geleceğe dair hangi seslerin duyulduğuna da bakmak gerekir.
Sakarya'da yeni bir siyasi oluşumda kadınların ve gençlerin aday olarak öne çıkması, bu açıdan üzerinde durulması gereken olumlu bir gelişmedir.Çünkü siyaset, sadece yıllardır aynı koltuklarda oturanların değil, yeni fikirleri, farklı bakış açılarını ve değişim isteğini taşıyan insanların da alanı olmalıdır.Kadınların siyasette daha fazla yer alması, toplumun yarısını oluşturan kadınların sorunlarının ve beklentilerinin daha güçlü biçimde temsil edilmesi demektir. Eğitimden istihdama, aile yaşamından sosyal politikalara kadar pek çok konuda kadınların deneyimi, karar alma süreçlerine önemli katkılar sunabilir.Gençlerin siyasete katılması ise geleceğin yalnızca konuşulan değil, birlikte kurulan bir hedef olması anlamına gelir. Gençler işsizlikten barınmaya, eğitimden fırsat eşitliğine kadar pek çok konuda doğrudan deneyim sahibi. Onlara yalnızca seçim dönemlerinde ulaşılacak bir seçmen kitlesi olarak değil, kararların alınmasında sorumluluk üstlenecek bireyler olarak bakmak gerekir.
Elbette kadınların ve gençlerin aday gösterilmesi tek başına yeterli değildir. Önemli olan, onların listelerde yer almasının ötesinde, düşüncelerine değer verilmesi, karar mekanizmalarında etkin olması ve kendilerini özgürce ifade edebilmeleridir. Değişim, yalnızca isimlerin değişmesiyle değil, anlayışın da yenilenmesiyle mümkün olur.Sakarya gibi gelişen, büyüyen ve farklı toplumsal dinamikleri bir arada barındıran bir şehirde siyasetin daha kapsayıcı bir yapıya kavuşması hepimiz açısından önemlidir. Şehrin sorunlarını bilen, halkın içinde olan, gençlerin beklentilerini anlayan ve kadınların sesini duyurabilen bir
siyaset anlayışı, yerel demokrasiyi güçlendirebilir.Burada mesele bir partiyi peşinen başarılı ilan etmek ya da diğerlerini küçümsemek değildir. Mesele, siyasette olumlu gördüğümüz adımları takdir ederken aynı zamanda bu adımların sonuçlarını da takip etmektir. Çünkü demokrasi, hem umut etmeyi hem de sorgulamayı gerektirir.Yeni bir siyasi oluşumun kadınlara ve gençlere alan açması, doğru değerlendirildiğinde
sakarya siyasetine yeni bir hareketlilik kazandırabilir. Bu hareketliliğin kalıcı bir değere dönüşmesi ise verilen sözlerin tutulmasına, halkla kurulacak samimi ilişkiye ve ortaya konulacak çalışmalara bağlıdır.Unutmayalım; bir şehrin geleceği, sadece geçmişin tecrübeleriyle değil, yeni nesillerin cesareti ve toplumun bütün kesimlerinin katkısıyla şekillenir.
Sakarya'nın ihtiyacı, kimin konuştuğundan çok kimin ne söylediğine; hangi yaşta olduğundan çok ne ürettiğine; hangi kimliği taşıdığından çok halka ne kattığına bakabilen bir siyaset anlayışıdır.Kadınların ve gençlerin siyasette daha görünür olması bu anlayışa atılmış bir adım olabilir. Şimdi önemli olan, bu adımın samimi bir değişime dönüşmesidir.Çünkü Sakarya'nın geleceği, bugünün cesaretli adımlarıyla kurulacaktır.
Bir şehrin yarınına inanmak, o yarını kuracak insanlara fırsat vermekle başlar. Hikmet Metin Çavdar