Sandıkta Yenemeyeni Mahkemede Mi Yenmek?

Türkiye yine kritik bir dönemece girdi. Öyle sıradan bir dava değil bu. Bu dava, sadece bir belediye başkanının ya da bir siyasi figürün kaderini belirlemeyecek. Bu dava, Türkiye’de siyasetin kurallarının değişip değişmediğini gösterecek.

İktidar cephesi büyük bir iddia ortaya atıyor: “Yüzyılın yolsuzluk davası.”
Manşetler atılıyor, ekranlar doluyor, suçlamalar havada uçuşuyor.

Ama bu ülkede artık herkes aynı soruyu soruyor:
Gerçekten yolsuzluk mu araştırılıyor, yoksa siyasetin en güçlü rakiplerinden biri tasfiye mi edilmek isteniyor?

Hedefteki isim belli: Ekrem İmamoğlu.

Çünkü Türkiye’de artık tuhaf bir siyasi matematik işlemeye başladı. Sandıkta yenemediğini, mahkeme salonlarında durdurma alışkanlığı giderek sıradan bir yöntem haline getiriliyor.

Bir siyasetçi yükseliyor.
Toplumda karşılık buluyor.
Seçim kazanıyor.

Sonra birdenbire dosyalar açılıyor, soruşturmalar başlıyor, davalar ardı ardına geliyor.

Bu tabloyu gören milyonlarca insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Türkiye’de siyasi rekabet gerçekten sandıkta mı yapılacak, yoksa mahkeme salonlarında mı?

Eğer gerçekten ortada bir suç varsa, hukuk gereğini elbette yapmalıdır. Kim olursa olsun hesap vermelidir. Ama mesele tam da burada düğümleniyor. Çünkü bu ülkede adalet terazisinin herkese aynı ölçüde çalıştığına dair güven her geçen gün biraz daha aşınıyor.

İktidarın yıllardır kullandığı en güçlü söylem “milli irade” oldu. Peki şimdi sormak gerekiyor:

Eğer milli irade bu kadar kutsalsa, neden siyasetin kaderi giderek daha fazla mahkeme kararlarına bırakılıyor?

Türkiye’nin gerçek sorunu yalnızca bir dava değil.
Türkiye’nin gerçek sorunu, siyasetin giderek daha dar bir alana sıkıştırılmasıdır.

Ve bugün görülen dava, belki de bu sürecin en kritik halkalarından biridir.

Çünkü bu dava yalnızca bir kişi hakkında değil.

Bu dava, Türkiye’de muhalefetin gerçekten var olup olamayacağının davasıdır.
Bu dava, sandığın gerçekten anlam taşıyıp taşımadığının davasıdır.

Ve eğer bir ülkede iktidar rakiplerini sandıkta değil de mahkeme salonlarında yenmeye çalışıyorsa, orada sadece bir dava görülmez.

Orada demokrasi ağır bir sınavdan geçer.

EDİTÖR YORUMU

 

sandık ekrem imamoğlu mahkeme