İBB Davası'nda 45. gün: 'Devletin hazinesini emanet edeceğim yöneticiler burada'
İBB Davası'nın 45. gününde konuşan tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu birlikte yargılandığı çalışma arkadaşlarına değinerek, "Bu devletin hazinesini emanet edeceğim yöneticiler var burada" dedi.
İBB Davası'nın 45. gününde Hüseyin Köksal'ın avukat savunması tamamlandı. Duruşmada Sinan Sepetçi, Yavuz Saltık ve Mustafa Karaoğlu savunma yaptı.
İşte İBB Davası'nın 45. gününde yaşananlar:
Hüseyin Köksal'ın avukatı Burak İnce, müvekkiline yönelik ihalelerle ilgili suçlamalarda somut delillerin olmadığını, yapıldığı iddia edilen toplantıların gerçekleşmediğinin delilleriyle sabit olduğunu söyledi. Hüseyin Köksal'ın örgüte üye olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığını da belirten avukat İnce, "Müvekkil, işleyemeyeceği bir suçun faili olamaz" dedi
'BU İNSANLAR BİLİNÇLİ YARGILARLA TUTUKLANDI'
Tevdi raporunda Hüseyin Köksal’ın kuzeni Ahmet Köksal’la kardeş olarak gösterildiğini söyleyen avukat İnce, “Bunu bile bilmiyorlar. Bu insanlar bu bilinçli yargılarla tutuklandı” dedi.
Mahkeme heyetini eleştiren avukat İnce, müvekkilinin mal varlığına el konulduğunu ve genel müsadere talep edildiğini belirterek, "Anayasa'da çok açık, genel müsadere talep edilemez. Siz genel müsadere talep edilen iddianameyi kabul ettiniz. Kendisi rüşvetten tutuklandı ama iddianamede rüşvet suçu isnat edilmemiştir" ifadelerini kullandı.
'DEVLETİN HAZİNESİNİ EMANET EDECEĞİM YÖNETİCİLER BURADA'
Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz aldı. Dünkü duruşmada Erdinç Çolak'ın savunma yaptığı sırada baygınlık geçirmesini hatırlatan İmamoğlu, "Ayda bir yaptığını tutukluluk değerlendirme kuralını değiştirmek sizin uhdenizde. Bunu 1 haftaya düşürebilirsiniz hatta anlık verebilirsiniz. Dün burada yere yığılışı hepimize acı hissettirdi" dedi.
İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
Bu devletin hazinesini emanet edeceğim yöneticiler var burada. Sürecin çok uzadığı, insanların canının yandığı, yargıya dair insanların algısının daha da kötüleştiğini görüyorum. Bu iddianame beni örgüt lideri diye yazdı. Her konu bana bağlandı. Dolayısıyla her şey beni ilgilendiriyor. Bu sürecin böyle ilerlemesi çok can acıtıcıdır.
'EMEKLİ MAAŞINA EL KONULAN İNSANLARIN YÜZÜNE NASIL BAKIYORSUNUZ?'
İmamoğlu, "MAPEG diye bir başlık var. Yetkilisi Enerji Bakanlığı. Kantarcı burada, harita mühendisi hala burada. Kantarcı'nın 110 milyar lira ile ne alakası var?" dedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine "Talebinizi aldık" yanıtını verdi. İmamoğlu ise, "Aldınız ama geçen celsede de bir şey yapmadınız." ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının yanıtı ise, "Birinci celse biterken hepsini ara karara bağlayacağız" şeklinde oldu. İmamoğlu ayrıca, "Emekli maaşına el konulan insanların yüzüne nasıl bakıyorsunuz anlamıyorum. 86 milyonu temsil ettiğimi düşünüyorum. Bu insanların maaş gibi durumlarını gözetin." ifadelerini de kullandı. Mahkeme başkanı, Erdinç Çolak'ın durumunu hassasiyetle takip ettiklerini, avukatıyla görüştüklerini söyledi.
'NEDEN GÖZALTINA ALINDIĞIMI ANLAMADIM'
İmamoğlu'nun ardından tutuklu sanık Sinan Sepetçi'nin savunması başladı. "Neden gözaltına alındığımı anlamadım. Sulh ceza hakimliğinde tutuklandım. Gerekçenin sahte fatura temin etmem olduğu söylendi. Ben hangi sahte faturayı hazırlamışım? Dava açılınca binlerce sayfa okuduk, bulamadık" dedi. Sepetçi, "Ben adam öldürmedim, uyuşturucu satmadım, terörist değilim. Sadece maaşlı olarak bir şirkette çalıştım. Başka şirkette çalışsam da aynı işi yapacaktım. Kanuna aykırı bir işlem yapmadım." ifadelerini kullandı.
'YAPILANLAR ÇOK BÜYÜK KÖTÜLÜK'
"Evlatlarımdan ayrı kalmayı hak edecek bir şey yapmadım" diyen Sepetçi, "Size kendimi nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum. Bu yapılanlar çok büyük kötülük. Bir çok kişi kendini kurtarmak için yalan beyanda bulundu" ifadelerini de kullandı. Sepetçi, "Duruşma salonunun her bir köşesinden feryat ediliyor. Ben de onlardan birisiyim. Ben aylardır unutulduğumu düşünüyorum burada. Artık unutulmak istemiyorum" dedi.
“Siz bizden neyi aldığınızın farkında mısınız? Cezaevinde günlerim geçiyor. Buradaki çocuklu ailelere bunu yapmayın, lütfen adil olun. Adli kontrolümü verin, eldeki avuçtaki biteli çok oldu” diyen Sepetçi, eşinin 2 hafta önce ayağının kırıldığını, kırık ayak ile çocuklarını görüşe getirdiğini ifade etti.
'ORTADA SUÇ YOK'
Sepetçi savunmasında, "Ne MASAK raporunda ne başka bir yerde adım geçiyor. Sizden ricam, tutukluluk incelemesini bugün yapmanız. Ortada ne bir suç var, ne de savcılığın arkasında durabileceği bir suç isnadı var. Benim ailemin yanında olmaya ihtiyacım var, onların babalarına ihtiyacı var. Bugün tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı Sepetçi’ye soru sormadı. Tutuklu sanıklardan Murat Kapki, “BVA’da çalıştığınız sürede size usulsüz bir talimat verdim mi?” sorusunu yöneltti. Sepetçi’nin yanıtı “Hayır” oldu.
'DELİL YOK'
Sorgunun ardından Sinan Sepetçi'nin avukatı İbrahim Burak Eskici savunmasına başladı. Avukat Eskici, soruşturma aşamasında yaşanılan hak ihlallerinin ülkedeki hukuka olan güveni sarstığını belirtti ve "Yazmış olduğunuz tutukluluk gerekçeleri Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırılık teşkil etmektedir. İddianamede yazan isnatlara dair bir somut delil yok. Bir suçtan soruşturma başlatıyorsanız ve buradan dava açmıyorsanız kovuşturmaya yer yok kararı vermeniz gerekir" dedi.
"Tutuksuz sanıkları neden duruşmadan vareste tutuyorsunuz? Gerçeğe ulaşma gayeniz varsa müvekkilim hakkında ifade veren Ahmet Çiçek, Elif ve Berat Kapki burada olurdu." diyen avukat Eskici, "Böyle bir hazırlığın yapılmaması, gayenizin gerçeğe ulaşmak olmadığını gösterir" dedi.
Sinan Sepetçi'nin tutuklu kalmasını gerektirecek bir durum olmadığını söyleyen avukat Eskici, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
'KİMSENİN BAŞINI ÖNE EĞDİRECEK İNSANLAR DEĞİLİZ'
İBB Davası'nda savunma sırası, Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık'a geçti. Yavuz Saltık, sözlerine "Biz kimsenin başını öne eğdirecek insanlar değiliz. Arınacak, temizlenecek bir suçumuz yoktur" diyerek başladı. "Ben hak ihlallerine karşı bir aktivistim. Tutuklu olmasaydım, Filistin'e yardım götüren Sumud filosunda olurdum" ifadelerini de kullanan Saltık, "Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı dönemimden suçlanıyorum. İnsan onurunu esas alan bütüncül bir sosyal hizmet modelini hayata geçirmeye çalıştık" dedi.
'İBB YOKSULLUKLA MÜCADELE ETTİ'
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi yoksullukla ciddi mücadele etti. Kadın ve çocuklar başta olmak üzere kırılgan gruplara karşı hizmet, temel önceliklerimizden oldu" diyen Saltık, "İnsanları yardıma bağımlı kılmak değil, onları güçlendirerek kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir yaşam kurmalarının amaçlanması gerektiğine inandık" ifadelerini kullandı.
Suçlandığı ihalede 63 milyonluk ihaleyi 45 milyona düşürttüklerini söyleyen Saltık, "Ben sözelciyim ama yemin ederim 45 63'ten büyük değil" ifadelerini kullandı.
'GİT BENİM YERİME SARIL'
Tutukluluğunun 3. ayında görüşüne tanımadığı bir avukatın geldiğini söyleyen Saltık, "Ağrı Doğubeyazıt'a yardım götürmüştük. Bot verdiğimiz kızlardan biri çöp toplama işçisinin kızıymış. Avukata git ona benim yerime sarıl demiş" ifadelerini kullandı. Saltık'ın bu sözleri üzerine salonda duygu dolu anlar yaşandı, bazı sanıklar ve izleyiciler gözyaşlarını tutamadı.
'ADALETİMİ SİZE AİLEMİ VE KENDİMİ ÜLKENİN YOKSUL VE ÖTEKİLERİNE EMANET EDİYORUM'
"Adaletimi size ve heyetinize eşimi, kızımı ve kendimi de uğruna çalıştığım ülkenin yoksullarına ve ötekilerine emanet ediyorum" diyen Saltık savunmasını bitirdi. Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı Saltık'a soru yöneltmedi. İlk soruyu tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun sordu. Ongun'un ardından Ekrem İmamoğlu, "Hem muhtarlık, halkla ilişkiler ve sosyal hizmetler hem de Beylikdüzü'ndeki konularla alakalı herhangi bir farklı, bu suçlamayla ilgili tek bir gündemimiz bir zorlamamız oldu mu?" diye sordu. Saltık, "Olmadı başkanım" yanıtını verdi.
Saltık'ın savunması ve sorgusunun ardından avukatı Doğa Şanlıoğlu söz aldı. Müvekkili hakkında hazırlanan bilirkişi raporunda Sayıştay raporu, Kamu İhale Kanunu'nun yok sayıldığını, kamu zararı değil kamu yararı olduğunu ifade eden Şanlıoğlu, Saltık'ın derhal tahliyesinin ve beraatinin yasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.
'6 EYLEM 6 İHALE VARMIŞ GİBİ ÇOĞALTILMIŞ'
Savunma sırası, İBB Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu'na geldi. 2002 yılından bu yana devlet memuru olarak görev yaptığını belirten Karaoğlu, bir dönem uzman çavuş olarak görev yaptığını, 13 aydır süren tutukluluğunun kendisini ve ailesini derinden üzdüğünü belirtti. Fesat karıştırıldığını iddia edilen ihalelerin tanıtım ve organizasyon işleri olduğunu söyleyen Karaoğlu, "Bahse konu 6 eylem, 6 ihale varmış gibi çoğaltılmıştır" dedi.
Karaoğlu, suçlandığı 6 eyleme ilişkin savunmasını yaptığını, şablon kullanılarak eylem sayısının arttırıldığını, en fazla idare işlem yapılabilecekken ağır ceza mahkemesinde yargılandığını belirtti ve tahliyesini talep etti.
Tutuklu Mustafa Karaoğlu'nun ardından avukat Erçağ Erdoğmuş, müvekkilinin savunması için söz aldı. Erdoğmuş, "Atılı suçlara ilişkin olarak zincirleme suç hükümlerini uygulama iradeniz var. Müvekkil kamu zararından tutuklanmamış. Cezaevinde geçirdiği süre gözönünde bulundurularak tahliyesini talep ediyorum" dedi. Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.