İBB Davası'nda 43. gün: 'İtirafçının ifadesinden iddia makamının da şüphesi var'

İBB Davası'nın 43. gününde savunma yapan Hasan Yalaz'ın avukatı Onur Özkan, itirafçı Deniz Dörtyol'un kopyala-yapıştır ifade verdiğini söyleyerek, "İfadenin doğruluğu konusunda iddia makamının da bir şüphesi var. Kendisinin güvenmediği bu ifadeyi bize suç atfı olarak kullanmış" dedi.

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılananlar arasında bulunduğu İBB Davası'nda 43. gün tamamlandı. Duruşmanın 43. gününde Yunus Göçer, Hasan Yalaz, ve Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı savunma yaptı.

'IZDIRAP DUYUYORUM'

Duruşmadanın 43. gününde ilk olarak savunma yapan Yunus Göçer, "Bu yaşıma kadar devletle kamu kurumlarıyla ilgili güven sarsacak bir davranışım olmamıştır. Hukukçuyum aynı zamanda. Hiç yapmasam da böyle bir suçtan burada olmaktan ızdırap duyuyorum" dedi.

'SÖZLEŞME YAPMAK KAMU ZARARI OLARAK GÖSTERİLMİŞ'

Göçer, etkin pişmanlıktan yararlanan Gökhan Köseoğlu’nun kendisinin firmasına 'sahte fatura kesmediğini' söylediğini belirtti. Göçer, "Sözleşme yapmayı kamu zararı olarak göstermiş iddia makamı. Kültür A.Ş. ile yaptığım sözleşmede hileli bir durum mevcut değildir" dedi.

Tutuklu iş insanı Yunus Göçer, Gold Medya’nın sahibiyle beraber gözaltına alındıklarını belirtti. Göçer, "O serbest bırakıldı ben tutuklandım. O 14 eylemle yargılanırken ben 1 eylemle yargılanıyorum. O dışarıda ben içerideyim. Olması gereken onun da dışarıda olması lazım. Benim de dışarıda olmam lazım" ifadelerini kullandı.

'ORTADA YAPILMAMIŞ BİR İŞ YOK'

İBB Davası'nda tutuklu iş insanı Yunus Göçer, AK Parti ve AK Parti mitingleri ve kongrelerinde hizmet veren bir firma olduklarını söyledi. Göçer, "Bu iddianamede anlatıldığı gibi görünen, gizli işler yapan biri değilim. Bunların hepsi kayıtlı, hepsi belgeli, hepsi denetlenmiş işler. Ortada yapılmamış bir iş yok, ortada gizlenmiş bir para yok, ortada kaçırılmış bir kazanç yok" dedi.

'DOSYADAKİ DELİLLERLE SABİT'

Tutuklu iş insanı Yunus Göçer, Serdar Haydanlı'nın ifadesinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak dışarı çıkma telaşından başka bir şey olmadığını söyledi. Savunmasını tamamlayan Göçer'in ardında söz alan avukatı Murat Aydoğan ise "Haydanlı verdiği ifadede İBB ile iş yapan tüm şirketler hakkında naylon faturası iddiasını kullanıyor. Doğru olmadığı dosyadaki delillerle sabittir" dedi.

'SOYUT İBAREYE BU DERECE DEĞER ATFEDİLDİĞİNE ŞAHİT OLMADIM'

Aydoğan, müvekkilinin savunmasında, tanık olarak ifadesi alınan Gürkan Coşkun'un basına yansıyan ifadesini birebir aynı şekilde ifadesine eklediğini belirtti. Aydoğan, Coşkun'un ifadesinde iddia makamını ikna eden sihirli kelime 'diye biliyorum' ibaresini kullandığını söyledi. Avukat Aydoğan, "Meslek hayatım boyunca böyle soyut bir ibareye hukuken bu derece değer atfedildiğine hiç şahit olmadım" dedi.

'FATURA KESTİM FATURA ALDIM'

Göçer'in avukatının savunmasının ardından tutuklu iş insanı Hasan Yalaz'ın savunmasına geçildi. Tutuklu sanık Hasan Yalaz, 2020 ile 2023 yılları arasında Medya A.Ş. ile çalıştığını, 2024 ve 2025 yılları arasında ihale alamadığını belirtti. Yalaz, 20 saatlik yolculuğun ve 4 günlük uykusuz gözaltı sürecinin ardından sadece sorulara yanıt verebildiğini, detaylı ifade veremediğini belirtti.

Tutuklu sanık Hasan Yalaz, iddianamede Baraka Yapım'ın finansal destek sağlamak amacıyla örgüt tarafından araç olarak kullanıldığının öne sürüldüğünü belirtti. Yalaz, "Hizmet verdim fatura kestim, hizmet aldım fatura aldım. Baraka Yapımcılığın herhangi bir kusurlu işlemden geçirdiği soruşturma yok" dedi. Savunmasını tamamlayan Yalaz'ın ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

'İFADE KONUSUNDA İDDİA MAKAMININ DA ŞÜPHESİ VAR'

Yalaz'ın sorgusunun ardından avukatı Onur Özkan savunmasına başladı. Özkan, itirafçı Deniz Dörtyol'un kopyala-yapıştır ifade verdiğini, vergi numarasını ve adresleri dahi ezbere söylediğini belirtti ve "İfadenin doğruluğu konusunda iddia makamının da bir şüphesi var. Ama kendisinin güvenmediği bu ifadeyi bize suç atfı olarak kullanmış" dedi.

Avukat Özkan, müvekkilinin iş yaptığı Medya A.Ş.'nin bir kamu kuruluşu olmadığını, tutukluluğun gereksiz uzadığını, ortada somut bir delil bulunmadığını ifade etti ve tahliyesi ile beraatini talep etti.

'İMZA ATTIĞIM EVRAKLARDA KAMU ZARARI YOK'

Özkan'ın ardından Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın savunması başladı. Tutuklu Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı, iddianamede 3 eylemde adının geçtiğini, Genel Müdür Murat Abbas'ın izinli olduğu gün satın alma belgesine attığı imzayla suçlandığını ifade etti ve "Genel müdürün yerine imza attığım evrakların hiçbirinde kamu zararı yoktur" dedi. Aldı, dosyaya rapor hazırlayan bilirkişinin 2019'un öncesine bakması halinde işleyişin aynı olduğunu göreceğini, bilirkişinin isim benzerlikleri üzerinden sektörü tanımadan yorum yaptığını söyledi.

'YUNANİSTAN'DA MAL VARLIĞIM YOK'

Murat Abbas ve Abdullah Uçan'ın etkin pişmanlık ifadelerinin dedikodu mahiyetinde olduğunu, bununla ilgili tüm bilgi ve belgeleri dosyaya sunduklarını söyleyen Aldı, "Hakkımda olumsuz bir MASAK raporu yoktur. Yunanistan'da mal varlığım yoktur" dedi. Uzun tutukluluğun kendisini ve ailesini yorduğunu söyleyen Aldı, tahliyesini talep etti. Aldı'nın savunmasının ardından sorgusuna geçildi.

'HERKESİN EVİ VAR BİZİM YOK'

Duruşma savcısı, Dijital Deneyim Müzesi'nin nasıl faaliyete geçirildiğini sordu. Aldı, Murat Abbas'ın ortaya bir vizyon koyduğunu ve Kültür A.Ş.'nin projeyi yaptığını söyledi. Savcı, "Murat Ongun'un ilgisi neydi?" sorusunu yöneltti. Aldı, "Sadece bir toplantıda yer aldı. Proje bize devrolunca biz devam ettik" yanıtını verdi. Savcının ardından Medya A.Ş.'nin tutuklu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un sorularına geçildi. Ongun, "Sizi işe kim aldı, benimle tanışıyor muydunuz, sosyal bir yakınlığımız var mı, beni Kültür A.Ş.'de gördünüz mü?" diye sordu. Aldı, işe kendisini Murat Abbas'ın davet ettiğini ve Murat Ongun'la tanışmadıklarını, sosyal bir yakınlıkları olmadığını söyledi.

Aldı, Murat Abbas'ın kendisiyle ilgili "Yurtdışında ev aldı" ifadesine yönelik, "Bir dönem Schengen vizesi sorunu yaşadık. O dönem Golden Visa alınması konuşuluyordu. Ben de Kahraman Bey'in varmış ona danışalım dedim. Murat Abbas, 'Herkesin evi var bizim yok' diyerek hayıflandı" dedi.

'ONGUN'UN ABBAS'A TALİMAT VERDİĞİNE ŞAHİT OLMADIM'

Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, Murat Abbas'ın verdiği etkin pişmanlık ifadesindeki "Benim hiçbir sorumluluğum yoktu" sözlerine atıf yaparak, "Murat Ongun'un Murat Abbas'a talimat verdiğine şahit oldunuz mu?" diye sordu. Sanık Aldı, "Olmadım" yanıtını verdi. Avukat Cansu Çiftçi ise "Murat Abbas'ın bilgisi olmadan Kültür A.Ş.'de herhangi bir iş yapılır mıydı?" sorusunu yönetti. Aldı, "Yapılmazdı. Murat Abbas dominant bir karakterdi. Her şeyden haberinin olmasını isterdi" dedi.

'TUTUKLULUK TEDBİR OLMAKTAN ÇIKTI'

Tutuklu Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın avukatı Yeliz Karademir, müvekkilinin savunmasında tutukluluğun tedbir olmaktan çıktığını ve fiili bir cezaya dönüştüğünü vurguladı. Müvekkilinin tahliyesini talep eden avukat Karademir'in savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.

ibb davası itirafçı koplaya yapıştır