YETER ARTIK! SAKARYA AYNI İSİMLERE MAHKÛM DEĞİL
Sakarya siyasetinde artık aynı filmi izlemekten gerçekten sıkıldık.
Aynı isim…
Bir gün il başkan adayı.
Sonra belediye başkan adayı.
Ardından milletvekili adayı.
Sonra Parti Meclisi üyeliği…
Bir bakıyorsunuz yeniden il başkanlığı hesabı yapılıyor.
Yeter artık!
Sakarya'da siyaset, birkaç kişinin kişisel siyasi kariyer planına mı mahkûm?
Bu şehirde başka insan yok mu?
Başka genç yok mu?
Başka siyasetçi yok mu?
Başka fikir yok mu?
Elbette var.
Hem de fazlasıyla var.
Ama nedense bazıları siyasetin kapısında yıllardır aynı isimleri görüyor.
İşin daha da düşündürücü tarafı şu:
Aynı isimler sadece farklı görevlere aday olmuyor.
Her adaylık sürecinde parti içerisinde yeni bir tartışma, yeni bir kamplaşma, yeni bir ayrışma ortaya çıkıyor.
Parti büyüyeceğine küçülüyor.
Parti güçleneceğine kendi içerisinde enerjisini tüketiyor.
Sonra seçim geliyor.
Sandık kuruluyor.
Sonuç ortada…
Ve herkes birbirine soruyor:
“Sakarya neden daha fazla milletvekili çıkaramıyor?”
Cevabı başka yerlerde aramaya gerek yok.
Önce dönüp kendi içimize bakacağız.
Bir siyasi parti, kişilerin siyasi kariyer merkezi değildir.
Bir siyasi parti; halkın umudu, gençlerin önünü açan bir yapı, ülkenin ve şehrin geleceğine dair söz söyleyen bir kadro hareketidir.
Ama siz sürekli aynı isimleri farklı koltuklara taşırsanız, gençlere ne anlatacaksınız?
“Çalışın, mücadele edin, siyasete girin ama sıra size gelmez” mi diyeceksiniz?
Gençlerden sandık zamanı çalışmasını isteyip, karar zamanı onları kapının dışında bırakırsanız gençler neden siyasete inansın?
Özgür Özel'in genel başkanlığı döneminde “değişim” söylemiyle ortaya konulan yeni siyaset anlayışının Sakarya'da da karşılığını görmek istiyoruz.
Çünkü değişim sadece tabelada olmaz.
Değişim sadece genel merkezde olmaz.
Değişim, kadrolarda olur.
Değişim, zihniyette olur.
Değişim, siyaset yapma biçiminde olur.
Yeni parti diyorsanız, o partinin içinde sürekli eski isimleri dolaştırmanın mantığını da millete anlatmak zorundasınız.
“Yeni” diyorsunuz…
Peki yenilik nerede?
Aynı isimler…
Aynı hesaplar…
Aynı tartışmalar…
Aynı adaylıklar…
Bunun neresi yeni?
Genel merkeze de açıkça söylemek gerekiyor:
Sakarya'yı birkaç kişinin siyasi geleceğine teslim etmeyin.
Bir kişinin geçmişte görev yapmış olması, her seçim döneminde yeniden önümüze konulması için yeterli değildir.
Tecrübe önemlidir.
Ama siyaset sadece tecrübeli birkaç isimle yapılmaz.
Gençlere güveneceksiniz.
Yeni isimlerin önünü açacaksınız.
Sahada çalışan, halkın içinde olan, mahallesini, ilçesini, şehrini bilen insanlara fırsat vereceksiniz.
Yoksa yıllarca aynı isimleri evirip çevirip önümüze koyarsanız, bir gün seçmen de size:
“Başka kimse yok mu?”
diye sorar.
Sakarya'nın gençleri siyaseti sadece tribünden izlemek istemiyor.
Söz sahibi olmak istiyor.
Karar vermek istiyor.
Aday olmak istiyor.
Kendi şehrinin geleceğinde pay sahibi olmak istiyor.
Peki onlara kim fırsat verecek?
Eğer parti yönetimleri vermezse, gençler de bir süre sonra siyasetten uzaklaşır.
Sonra aynı insanlar kendi aralarında siyaset yapar, kendi aralarında konuşur, kendi aralarında aday olur…
Sonra da dönüp:
“Halk neden bize oy vermiyor?”
diye şaşırırlar.
Halk size neden oy versin?
Yeni bir şey görmüyorsa…
Yeni bir yüz görmüyorsa…
Yeni bir heyecan hissetmiyorsa…
Sakarya'nın artık kişisel hesaplardan daha büyük meseleleri var.
Deprem gerçeği var.
İşsizlik var.
Sanayi var.
Tarım var.
Ulaşım var.
Kentleşme var.
Gençlerin geleceği var.
Sakarya'nın Ankara'daki ağırlığı var.
Bu şehir daha güçlü temsil edilmeyi hak ediyor.
Ama siz parti içerisinde koltuk kavgasıyla enerjinizi tüketirseniz, sandıkta bunun hesabını seçmen keser.
Bugün bir milletvekiliyle devam ediyorsanız, yarın bunun nedenlerini sorgulamak zorundasınız.
İki milletvekili neden çıkmıyor?
Üç neden çıkmıyor?
Sakarya'nın potansiyeli mi yok?
Hayır.
Eksik olan potansiyel değil.
Eksik olan, bu potansiyeli sandığa taşıyacak doğru siyasi anlayış.
Eskilerin çok güzel bir sözü vardır:
“Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı.”
Bugün bu söz, Sakarya siyaseti için hiç olmadığı kadar anlamlı.
Kimse geçmişte görev yaptı diye değersiz değildir.
Ama hiç kimse de geçmişte görev yaptı diye siyasetin tapulu malı değildir.
Siyaset babadan oğula kalan miras değildir.
Bir koltuk da kimsenin tapulu malı değildir.
Sakarya'nın siyaseti de birkaç kişinin kişisel mülkü değildir.
Artık yeter!
Aynı isimleri farklı koltuklarda görmek istemiyoruz.
Aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşamak istemiyoruz.
Aynı insanların etrafında oluşan kamplaşmalarla uğraşmak istemiyoruz.
Sakarya yeni yüzler istiyor.
Sakarya gençler istiyor.
Sakarya çalışacak insanlar istiyor.
Ve en önemlisi…
Sakarya kendi siyasi gücünün farkında olan kadrolar istiyor.
Genel merkez de artık bunu görmeli.
Sakarya'da siyaset birkaç kişinin siyasi kariyer planına göre dizayn edilmemeli.
Bırakın gençler gelsin.
Bırakın yeni isimler konuşsun.
Bırakın farklı fikirler yarışsın.
Bırakın parti içindeki enerji koltuk kavgasına değil, Sakarya'ya harcansın.
Çünkü mesele bir kişinin il başkanı olup olmaması değil.
Mesele bir kişinin milletvekili adayı gösterilip gösterilmemesi de değil.
Mesele Sakarya'nın geleceğidir.
Ve Sakarya'nın geleceği, aynı isimleri yıllarca farklı koltuklarda döndürmekten çok daha değerlidir.
Artık değişimin zamanı geldi.
Gerçek değişimin…
Yoksa “değişim” deyip eski düzeni yeni ambalajla Sakarya'nın önüne koymanın hiçbir anlamı yok.
Yeter artık!
Sakarya aynı isimlere mahkûm değil.
Ve hiç kimse Sakarya siyasetinin vazgeçilmezi değildir.