Uçurtmayı Vurmasınlar

Uçurtmayı vurmasınlar. 80 Darbesi'nin ardından tutuklanan nice aydından biridir Feride Çiçekoğlu. Aynı isimdeki romanından Tunç Başaran'ın sinemaya taşıdığı film sadece döneminin değil sinema tarihimizin en önemli yapımlarındandır. Cezaevinde büyüyen küçük Barış, duvarların ardında kalan dünyaya, avlunun üzerinde gördüğü küçücük gökyüzünden bakar. gökyüzünden geçen uçurtma, özgürlüğün, dışarıdaki hayatın, küçük bir çocuğun elinden bütünüyle alınamayan umudun simgesidir. Filmin adıysa bir dilek..

Uçurtmayı Vurmasınlar

Barış.

Adımı böyle söylediler
ben de öyle kaldım.

İçeride çocuk çoktu.
Kimi annesinin yanında,
kimi annesiz.

Ben annemin eteğinden tutardım.

Bazen kızardı bana.

“Bırak Barış.”

Bırakmazdım.

Avlunun bir köşesinde
duvarın dibinde
küçük bir ot vardı.

Her gün bakardım.

Kimse sulamıyordu.

Yine de yeşildi.

Annem görür müydü bilmiyorum.

Ben görürdüm.

Bir de karıncalar vardı.

Ekmek kırıntısı bulunca
hepsi birden çıkardı.

Ben onlara yol verirdim.

Ayakkabımla ezmeyeyim diye.

Bir gün
yukarıdan bir şey geçti.

Önce ipini gördüm.

Sonra uçurtmayı.

Kırmızıydı galiba.

Belki maviydi.

Çok zaman geçti.

İnsan bazı renkleri unutuyor da
bir şeyin içini unutamıyor.

Koştum.

Annem arkamdan seslendi.

Duymadım.

Duvarın dibine geldim.

Başımı kaldırdım.

Uçurtma küçüldü.

Ben baktıkça
daha da küçüldü.

Sonra yok oldu.

“Kim uçuruyor?” dedim.

Annem cevap vermedi.

Belki bilmiyordu.

Belki biliyordu da
söylemek istemedi.

Ben yine sordum.

“Anne…”

Elini saçımda gezdirdi.

“Gel.”

Gittim.

Ama aklım
orada kaldı.

Gece olunca
yatağımın üstünde
duvar vardı.

Gözümü kapatınca
daha çok duvar.

Bir ara
uçurtma da geldi aklıma.

Bu defa ipi yoktu.

Öylece duruyordu.

Ben de durdum.

Sabah erkenden
avluya çıktım.

İlk baktığım şey
ot oldu.

Hâlâ yeşildi.

Karıncalar yine gelmişti.

Bir ekmek parçası bulmuşlardı.

Ben eğilip baktım.

Sonra başımı kaldırdım.

Gökyüzü oradaydı.

Ama uçurtma yoktu.

Sonra çok uçurtma gördüm.

Sokaklarda,

deniz kenarında,

bayramlarda,

çocukların ellerinde...

Her gördüğümde
biraz durdum.

Kimse fark etmedi.

Bir çocuk uçurtma uçuruyorsa
insan neden durup bakar
bilmiyorum.

Ben bakıyorum.

Belki o gün
yarım kaldığı içindir.

Belki de

bir çocuğun gökyüzüne bakmasına
kimsenin karışmaması gerektiği içindir.

Bunu da bilmiyorum.

Bildigim bir şey var yalnız:

Bir daha uçurtma görünce
başımı çevirmeyeceğim.

Bırakın geçsin.

Duvarın üzerinden,

evlerin üzerinden,

bizim çocukluğumuzun üzerinden...

Geçsin.

 

Hikmet Metin Çavdar

uçurtma cezaevi barış avlu çicek