☰
✕

Oğuz Can Curoğlu'na 10 Sert Soru

 

Sayın Oğuz Can Curoğlu…

Yeni Parti’nin Sakarya İl Başkanı olarak göreviniz belli.

Teşkilatı kurmak…

İlçeleri örgütlemek…

Yönetimi oluşturmak…

Bunlar tamam.

Ama siyaset yalnızca teşkilat kurmak değildir.

Asıl mesele şimdi başlıyor.

Çünkü Sakarya’da hayat devam ediyor.

Fındık üreticisi meydanda.

Ekonomik sıkıntılar büyüyor.

Sermaye piyasalarında yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren ciddi bir fon tartışması yaşanıyor.

Esnafın derdi var.

Çiftçinin derdi var.

Gençlerin derdi var.

Peki Yeni Parti nerede?

Daha açık soralım:

Oğuz Can Curoğlu nerede?

İşte size 10 soru…

1. Fındık üreticisi meydandayken Yeni Parti neden meydanda yok?

Kocaali’de fındık üreticisi traktörüyle sokağa çıkıyor.

Üretici “emeğimin karşılığını istiyorum” diye haykırıyor.

Bu, sıradan bir tarım haberi değildir.

Bu, Sakarya’nın ekonomik meselesidir.

Peki Yeni Parti Sakarya İl Başkanlığı bu konuda neden güçlü bir açıklama yapmıyor?

Neden üreticinin yanına gidip doğrudan dinlemiyor?

Neden bir siyasi parti olarak üreticinin taleplerini kamuoyunun önüne koymuyor?

Fındık üreticisinin derdi sizi ilgilendirmiyor mu Sayın Curoğlu?

2. Seçim yaklaşınca mı fındık aklınıza gelecek?

Asıl merak edilen bu.

Bugün üreticinin yanına gitmezseniz…

Yarın seçim geldiğinde hangi yüzle gideceksiniz?

“Biz sizin yanınızdayız” mı diyeceksiniz?

Peki üretici sormaz mı:

“Ben traktörüme binip sokağa çıktığım gün sen neredeydin?”

Siyasetçinin en büyük yanılgısı, seçmenin hafızasının olmadığını sanmaktır.

Sakarya seçmeni unutmaz.

Kim ne zaman geldi?

Kim ne zaman sustu?

Kim ne zaman konuştu?

Hepsini not eder.

3. Yeni Parti gerçekten “yeni” mi, yoksa eski siyasetin yeni tabelası mı?

Yeni Parti’nin Sakarya’da başarılı olmasını elbette isteriz.

Çünkü siyasette alternatif çoğaldıkça demokrasi güçlenir.

Ama “yeni parti” olmak kolay.

Yeni siyaset yapmak zor.

Eğer eski partilerin yaptığı gibi yalnızca teşkilat toplantıları, yönetim fotoğrafları ve protokol ziyaretleriyle yetinilecekse…

Bunun neresi yeni?

Yeni Parti gerçekten farklı olacaksa, vatandaşın gündemini siyasetin gündemi haline getirmek zorunda.

Bunu yapacak mısınız?

4. Sakarya’nın gerçek gündemini kim belirliyor?

Bugün Sakarya’nın gündeminde fındık var.

Ekonomi var.

Geçim sıkıntısı var.

Fon mağdurları var.

Üreticinin maliyeti var.

Peki Yeni Parti’nin Sakarya gündeminde ne var?

Sakarya kamuoyu sizin hangi konuda sözünüzü duydu?

Hangi konuda hükümete, ilgili kurumlara veya diğer siyasi partilere somut bir soru yönelttiniz?

Siyasetçi gündemi takip eden mi olmalı, gündem oluşturan mı?

5. Teşkilat toplantıları bittiğine göre şimdi sıra vatandaşa mı geldi?

Örgüt seçimleri yapıldı.

İlçeler şekillendi.

Yönetimler oluşturuldu.

Güzel…

Ama artık bir soru daha var:

Şimdi ne olacak?

Parti binasında toplantılar mı devam edecek?

Yoksa sokakta vatandaşla mı buluşulacak?

Çünkü siyasi teşkilatın gerçek gücü, kaç kişinin yönetimde olduğuyla değil, kaç vatandaşın derdine dokunduğuyla ölçülür.

6. Ecevit Keleş sahada görünürken Yeni Parti teşkilatı neden daha görünür değil?

Burada kişisel bir tartışma açmak istemiyorum.

Ecevit Keleş’in siyasi geçmişi, CHP ile ilişkisi ve Yeni Parti ile yol haritası ayrı bir konu.

 

7. Sizin siyasetiniz vatandaş için mi, teşkilat için mi?

Bu belki de en önemli soru.

Siyasi partiler kendi içinde büyümek için mi vardır?

Yoksa toplumun sorunlarını çözmek için mi?

Eğer vatandaş içinse…

Vatandaşın olduğu yere gitmek zorundasınız.

Kocaali’ye…

Karasu’ya…

Kaynarca’ya…

Hendek’e…

Fındık bahçesine…

Pazara…

Esnaf dükkânına…

Köy kahvesine…

Vatandaşın ayağına gitmeden vatandaşın gönlüne girmek mümkün mü?

8. Sermaye piyasalarındaki fon krizine ilişkin neden güçlü bir siyasi pozisyon ortaya koymadınız?

Türkiye’nin önemli ekonomik gündemlerinden biri de sermaye piyasalarında yaşanan fon krizi.

Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren bir mesele.

Burada Yeni Parti’nin söyleyecek sözü yok mu?

“Yatırımcının hakkı ne olacak?”

“Denetim yeterli miydi?”

“Mağduriyetler nasıl giderilecek?”

“Benzer olayların tekrar yaşanmaması için ne yapılmalı?”

Bunları sormak muhalefetin görevi değil mi?

Yeni Parti ekonomik konularda da iddia sahibi olacak mı, olmayacak mı?

9. Sakarya’da oy istemeden önce Sakarya’nın derdini dinlemeye hazır mısınız?

Bu sorunun cevabı aslında her şeyi belirler.

Eğer bugün üreticinin yanında olursanız…

Yarın onun kapısını çaldığınızda sizi tanır.

Bugün esnafın derdini dinlerseniz…

Yarın seçim zamanı söylediğiniz sözün bir karşılığı olur.

Ama bugün ortada olmayıp yarın “Bize oy verin” derseniz…

Vatandaşın vereceği cevap da çok basit olabilir:

“Sen benim yanımda yoktun ki ben senin yanında olayım!”

10. Oğuz Can Curoğlu olarak Sakarya’da nasıl bir siyasi iz bırakmak istiyorsunuz?

İşte bütün mesele burada.

Bir il başkanı olarak göreviniz yalnızca bir teşkilatı yönetmek değil.

Bir siyasi hareketin Sakarya’daki yüzüsünüz.

Yarın dönüp baktığınızda;

“Biz teşkilatımızı kurduk.”

demek yeterli olacak mı?

Yoksa;

“Biz Sakarya’nın sorunlarını gündeme taşıdık.”

diyebilmek mi daha değerli?

Ben olsam ikincisini tercih ederdim.

Çünkü siyaset koltukla değil, iz bırakmakla ölçülür.

Son söz: Cevap bekleyen sorular bunlar…

Sayın Curoğlu…

Bu soruları size düşmanlık olsun diye sormuyorum.

Tam tersine…

Yeni Parti’nin Sakarya’da başarılı olup olamayacağını anlamak için soruyorum.

Çünkü Sakarya’nın yeni bir siyasi aktöre ihtiyacı olabilir.

Ama bunun için yeni bir tabela yetmez.

Yeni bir anlayış gerekir.

Yeni bir cesaret gerekir.

Yeni bir saha siyaseti gerekir.

Bugün fındık üreticisinin yanında olmazsanız…

Yarın seçim zamanı yanında görünmeniz çok fazla şey ifade etmeyebilir.

Bugün ekonomik kriz yaşayan vatandaşın sesini duymazsanız…

Yarın mikrofon karşısına geçip “Milletimizin yanındayız” demenizin de bir anlamı kalmayabilir.

Çünkü artık vatandaşın siyasetten beklentisi çok basit:

Konuşan değil, yanında duran siyasetçi istiyor.

O nedenle Sayın Curoğlu…

Söz sizin.

Kocaali’de fındık üreticisinin yanına gidecek misiniz?

Ekonomik kriz yaşayan vatandaşın sesini duyuracak mısınız?

Sermaye piyasalarındaki mağduriyetleri gündeme taşıyacak mısınız?

Yeni Parti’yi gerçekten Sakarya’nın sokağına indirecek misiniz?

Yoksa…

Seçim takvimini bekleyip, sandık yaklaşınca mı sahaya çıkacaksınız?

Çünkü şunu unutmayın:

Seçim günü siyaset yapmak kolaydır.

Asıl siyaset, vatandaşın canı yanarken yanında olmaktır.

yeni parti chp oguzcan curoğlu fon fındık