KALEMİMİN SIĞINAĞINDA
KALEMİMİN SIĞINAĞINDA
İçim sıkışıyor…
Kalbim acıyor.
Üzülüyorum hak etmediklerime,
Canım yanıyor.
Kimseyi kırmak istemedikçe,
Kırıyorlar kanatlarımı.
Uçmak istiyorum maviliklere,
Ya da denize…
Sonsuzluğa kulak vermek,
Kimseler duymadan çığlık atmak…
Kendi sesimin yankısında,
Hıçkıra hıçkıra ağlamak…
Denizde balıklara şikâyet etmek…
Ya da gökyüzünde
Kanat çırpmak,
Bulutlarda kaybolmak…
Yağmur yağarken ıslanmak,
Bulutlara karışıp güneşe gülümsemek…
Yorgunum ölesiye…
Sıkıntıları yüklenmekten,
Ayakta kalabilmek için verdiğim mücadeleden,
Kırgınlıkları içime atmaktan,
Kırıldıklarımı üzmemek adına susmaktan…
Gülüşlerimin ardındaki yıkıntılardan.
Bugün, her zamankinden daha çok yanıyor canım.
Bir ben biliyorum,
Bir de içimi döktüğüm beyaz kâğıt…
Yazmak iyi geliyor.
Denize giremiyorum,
Kanatlarım da yok, uçamıyorum.
Ama kalemim var,
Bir de bembeyaz kâğıdım…
Ben yazıyorum, onlar kulak kabartıyor.
İçim rahatlıyor, kalbim yeniden gülümsüyor.
İnsanların kırdığı kalbimi,
Kalemim onarıyor.
Ben sessizce içime dönüyorum.
Şimdi orası mutlu…
Sıra geldi kalemimi,
Bana sıkıntı verenlere çevirmeye.
Elbet onların da
Kalemlerinin kırılacağı zaman gelecek.
O zamana kadar
Kalemim yazacak,
Beyaz sayfalar şiirlerime eşlik edecek.
Çünkü ben;
Kırıldığım yerde susmayı değil,
Yazmayı öğrendim.
İnsanlar kanatlarımı kırabilir,
Ama hayallerime dokunamaz.
Denizim olmasa da,
Gökyüzüm olmasa da,
Benim bir kalemim var.
Ve ben, her kırıldığımda
Bir şiirle yeniden doğacağım.
Tuğba Tunçer
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.